UYDURULMUŞ 3 DİN YAHUDİLİK, HRİSTİYANLIK ve MÜSLÜMANLIK ile KUR’AN’DAKİ GERÇEK “TEK” DİN

Murat beye aynen katılıyorum, yalnız “anlayamadığım bir konu” da şudur:

Neden Yahudiler’e – Hrıstiyanlar’a vs. aynı Namaz emredilmedi?! Bunu bir “Çifte Standrat” ve bir “Ayrımcılık” olarak görüyorum ve insanların da birbirlerine karşı “Benim Din’im seninkinden daha doğru” anlayışı meydana getirmedi mi? Yetmedi insanoğlu çeşit çeşit mezhepler icat ettiler! (Hüseyin Özdemir / 01.11.2016)

Hüseyin Bey’in sorusunu sorarken kullandığı ifadeyi “kast ettiği” anlam bağlamında ele alırsak “1 Soru” var, fakat ifadeyi “Bilimsel” anlamı bağlamında ele alırsak, aslında “2 konu” var. Bu “Cevap-Yazım”da “aynı Namaz niye yok” sorusuna cevap vermeyeceğim, onu başka bir Yazım’da cevaplayacağım!
.

 

> “UYDURULMUŞ” 3 DİN ve KUR’AN’DAKİ “GERÇEK” TEK DİN!

“Yahudi ve Hristiyanlar’a aynı Namaz neden emredilmedi” sorusundan başlayalım… Bu “doğru değil”, çünkü “Hristiyanlık” diye bir şey yok… Hz.İsa da -Örfi-Tarihi anlamda- bir “Yahudi”ydi, Musa Peygamber’in Tebliğ ettiği Din’de “sapmalar” olmuş ve “o sapmaları düzeltmek” için Allah tarafından gönderilmişti… Fakat o öldükten sonra insanlar “Hristiyanlık” adı altında kendilerini isimlendirdi.

Yoksa Hristiyanlık diye bir şey olmadığı gibi Yahudilik diye de bir şey yok, “sadece Müslümanlık” var… Müslümanlar’ın bağlı olduğu Din’e de “İslâm” deniyor… Fakat Tarih içinde insanlar Yahudilik, Hristiyanlık, Müslümanlık diye “Dinler uydurdular”, yani bugün “Müslüman” denilenlerin “Kur’an’daki Müslümanlık”la bir alakası yok, “isim benzerliği”nden başka… “Kur’an’daki Müslümanlık” açısından bakarsak, bugün Tarihi ve Örfi anlamda kendilerine Yahudi veya Hristiyan diyenlerden bazıları, kendilerine gene Tarihi ve Örfi olarak Müslüman diyenlerden “daha Müslüman” olabilirler Allah indinde!

Şunu demek istiyorum:

Hz.Musa Yahudi, Hz.İsa Hristiyan DEĞİLDİ, her ikisi de Müslüman’dı yani “İslâm Dini”ne bağlıydı. Sadece bu ikisi değil, diğer Peygamberler de Yahudi veya Hristiyan değildi, “olmayan bir şeyi” olamazlardı!

Kur’an’da bu konudaki Ayetler’den ikisi şöyle:

Yoksa siz, “İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunları Yahudi yahut Hıristiyanlardı” mı diyorsunuz? Söyle onlara: “Siz mi daha bilgilisiniz yoksa Allah mı?” Allah’tan kendine ulaşmış bir tanıklığı gizleyenden daha zalim kim vardır! Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir. (“Bakara” Suresi / 140.Ayeti)

İbrahim ne bir Yahudi idi ne de bir Hıristiyan. O, sadece Hanîf bir müslümandı/Allah’a teslim olandı. O müşriklerden değildi. (“Âl-i İmran” Suresi / 67.Ayeti)

İyi de, “bu nasıl oluyor” da oluyor? İbrahim Peygamber’in “Müslümanlık”la NE ALAKASI var? Çünkü Hz.Muhammed’in doğmasına nerden baksan daha 2.500 yıl var!!! Ya diyeceksiniz “Kur’an’da ‘Tarih Hatası’ var” ya da bunda “başka bir iş” var!!! Hata-mata yok, “benim dediğim” olay anlatılıyor burada…

Allah İbrahim dahil Bütün Peygamberler’i “İslâm Dini”ni anlatmak, Tarih içinde oluşan “sapmaları dengelemek” için gönderdi, o halde İslâm Dini’nin Tebliğcisi ve aynı zamanda “Üyesi” oldukları için onlar da “Müslüman”dı, çünkü İslâm Dini’ne tabi olanlara “Müslüman” diyor Kur’an…

Yani “Müslümanlık” veya “İslâm Dini”; -sanıldığı gibi- “Hz.Muhammed’le başlamış” bir Din DE-ĞİL-DİR!

Görüldüğü gibi “Müslüman” demek “sadece Allah’a teslim olan” demek. Yani bugün kendilerine “Müslümanım” diyenlerin -çoğunun- “Kur’an’daki Müslümanlık”la “isim benzerliğinden başka alakası yok” derken “bilerek” söylüyorum!

Çünkü (ayrıntılarını “Şirk’e batmış İslâm Dünyası’nda Tevhit Mücadelesi veren “İçimdeki Polis: Allah” Kitabım’da da anlattığım gibi) bugün “Müslümanım” diyenlerin çoğu, “Mekke Müşrikleri’ne bile” rahmet okutacak kadar yani burunlarına kadar “Şirk”e batmış Müşrikler…

Hatta şunu da söyleyeyim:

Aralarında yani kendilerine “Müslümanım” diyenlerin içinde Şirk Dini’ne değil de Tevhit Dini’ne tabi olan “Gerçek Müslüman” sayısı, kendilerine “Yahudi”yim veya “Hristiyanım” diyenlerin içinde ne kadarsa “ancak o kadar”dır!

.
> “ALLAH’IN DİNİ” ORTADA YOK, “KULLARI’NIN ADLARI’YLA
ANILAN” DİN ADI ALTINDA “KIRINTILARI” VAR!

Bunlar Allah’ın Dini’ni sadece “bölmedi”, yetmezmiş gibi bir de “Adı’nı da değiştirdi”, hem de Allah’ın “Peygamberleri’ni kullanarak” bunu yaptı!!!

Peki “neden”, bunun “sebebi” neydi?

Allah’ın Ayetleri’ne uymamak ve Peygamberleri’ne iftira atıp onların adına “Hadis / Söz Uydurup” onu uygulamak, yani İslâm Dini’ni “işine geldiği gibi değiştirmek” için bunu yaptı…

Dolayısıyla da “İslâm Dini” yerine / bölerek Tarihi Süreç’te “uydurduğu” Yahudilik, Hristiyanlık, Müslümanlık’ın artık “Allah’ın Dini”yle bir alakasının kalmadığını onlar da aslında biliyordu… Bunun için de “Din’in Sahipliği”ni Allah’tan alıp “Peygamberleri”ne verdi! (“Güllerin Efendisi Hz.Muhammed Sürgünde” Kitabım’da “Dinlerarası Diyalog” Lakırtısı’nı eleştirirken “Dinlerarası Diyalog Anadolu’nun Hristiyanlaştırılmasıdır” Makalem’de de bahsettiğim gibi) Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık’a; “Musevi”, “İsevi”, “Muhammedi” dedi!!! Hatta yetinmedi “İbrahimi Dinler” safsatasını da Litaratür’e soktu!

Yani bu “Şirk İfadeleri”yle de ortadadır ki, sadece Din’i “tanınmaz hale” getirmedi, bunu yaparken bizzat “Peygamberler”in “kendisini” kullandı!

.
> DİN’İN “ÜYELERİ-TEBLİĞCİLERİ”, ARTIK OLDU DİN’Nİ “SAHİBİ”…

“Şeytan’ın Orduları”ndan bahsediyor Kur’an, işte bunlar “onlar”dan! Hem de “Yüksek Rütbeli”ler bu Ordu’da! Allah’ın Dini’ni beğenmeyip; “Yahudilik-Musevilik”, “Hrisitayanlık-İsevilik”, “Müslümanlık-Muhamedilik” diyerek, İnsanlar’a “Din Kurucusu” demeye getiren Şeytan’a ve Ordusu’ndaki Yüksek Rütbeli Müşrikleri’ne diyeceğim şudur:

Din’in “Tek Sahibi ve Kurucusu” SADECE “ALLAH”TIR! Musa-İsa-Muhammed dahil Kur’an’da adı geçen-geçmeyen Bütün Peygamberler ise, Din’in “Sahibi ve Kurucusu” değil, “Üyesi ve Tebliğcisi”dir!

Bu ise şu demektir:

Hz.Muhammed de Kur’an’ın karşısında diz çökmeye “mahkum”dur!

Yani o Kitap’ta “ne yazıyorsa” onu uygulamaya ve anlatmaya… “Kafasından / keyfine göre” Tebliğ YAPAMAZ! Yani Din’e “kendinden” HİÇBİR ŞEY katamaz!…

Yapamaz ve katamazsa, o zaman “Musevi-İsevi Din” Şirki nedir?

“Muhammedi Din” saçmalığı nedir?

Muhammed’in bu Din’de EN UFAK BİR KATKISI “YOKTUR”, Allah “ne” dediyse  “sadece onu” Tebliğ etmiştir. O halde bu Din’in “Patenti”; hem “Allah”ta hem de “Muhammed”te değil, “SADECE ALLAHTA”DIR!…

O kadar ki; Allah, Dini’nin “adını koymayı bile” Peygamberleri’ne bırakmamış ve “İslâm / Barış” diyerek “adını bile” KENDİSİ koymuştur!
.
.
> AVRUPA BİRLİĞİ’NİN YANLIŞ ANLADIĞI İÇİN “CUMA
HUTBESİ’NDEN ÇIKARTTIĞI” AYET, BUNA KANIT!

Allah’ın “sadece 1 Din” gönderdiği onun da adının “İslâm” olduğu, insanlarınsa sonradan “bazı sebeplerden” bu “Tek Din”i Tarih içinde “Yahudilik”, “Hristiyanlık”, “Müslümanlık” gibi -adını da değiştirip- bölerek “Dinler” icat ettiğine,  Bütün Kanıtlar’ın “üstüne bağdaş-kurup oturan” EN BÜYÜK KANIT ise, işte şu Ayet’tir:

Allah katında Din İslam’dır/barış ve esenlik için Allah’a teslim olmaktır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık/doymazlık/azgınlık/denge noktasından sapma/yalancılık/zulüm/kibir/zinakârlık yüzünden “ihtilafa” düştü. Kim Allah’ın ayetlerine nankörlük/Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, Allah, hesabı çabucak görecektir. (“Âl-i İmran” Suresi / 19.Ayeti)
.
Eskiden bu “Allah katında Din İslâm’dır” Ayeti okunurdu Cuma Hutbeleri’nde… “Salak Müslümanlar” gibi “Salak Hristiyanlar”dan oluşan Avrupa Birliği, Türkiye’ye baskı yapıp bu Ayet’i Cuma Hutbesi’nden çıkattırdı ve Diyanet de “Allah katında Din İslâm’dır”ın yerine, o günden beri “Allah Fuhuş’u yasaklar, Akraba’ya yardımı ister” mealindeki Ayet’i okutur oldu Cuma Hutbeleri’nde… Bunu “kabullenemeyen” bazı Cami İmamları, Diyanet’e rağmen “Allah katında Din İslâm’dır” Ayeti’ni okuyor ama çok azınlıktalar…

Ayrıntıları’nı “Güllerin Efendisi Hz.Muhammed Sürgün’de” Kitabım’daki -Denizli Müftüsü Halil Elitok’la yaptığımız Sohbet’e de yer verdiğim- “AB İbadetlerimize Burnunu Sokuyor” başlıklı Makalem’den okuyabileceğiniz bu konu, az önce anlattığım “yanlış anlama”ya en iyi örnek!

Salak Hristiyan, Ayet’teki “Din İslâm’dır”ı gidiyor “bugünkü” Müslümanlar’ın inandığı Din olan “Müslümanlığı kast ediyor” sanıyor! 🙂  Oysa o Ayet “Yahudilik-Hristiyanlık-Müslümanlık veya başka bir Din”i falan kast etmiyor “İslâm Dini”ni kast ediyor.

Peki kişi “ne yaparsa” “İslâm Dini”nin Üyesi olur?

Cevabı Yaşar Nuri Öztürk’ün Makalesi’nden öğreniyoruz:

Bir başka önemli nokta da, “Kur’an’ın Nüfus Kâğıdı”yla asla uğraşmamış olmasıdır. Kur’an, “söz ve iddia”ya değil, “niyete ve eyleme” bakar.

Açık ifadesiyle, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Sâbiîlerden ve Kur’an’a inananlardan üç koşulu yerine getiren herkes cennete gider. Yani Müslüman, nüfus kâğıdında ne yazarsa yazsın, yeterlilik şartları olan şu üç değeri taşıyan kişidir:

1- Yaratıcı kudrete iman,
2- Âhirete yani hayatın ölüm dediğimiz dönüşümle bitmediğine iman,
3- Barış ve esenlik için değer üretmek, insanlığa hizmet vermek.

Sayılan üç koşulu yerine getirenler, ‘kurtulanlar’dır; insan olmanın onur burcu onlarındır. Nüfus kâğıdının ise Yaratıcı katında hiçbir anlamı yoktur. (“Putin’in İslâm Anlayışı” Yazısı / “Hürriyet” Gazetesi / 15.08.2008)
.

.

Kur’an’a dolayısıyla “Allah’a göre” işte bunlar “İslâm Dini”nin “olmazsa olmazları”dır. Yaşar Nuri Hocamız’ın “Bakara Suresi 62.Ayeti”ne atıf yaptığı bu “Yeterlilik Şartları”nı taşıyan ama “Örfi-Tarihi anlamda ise” ister Yahudi, ister Hristiyan veya ister Müslüman olsun “İslâm Dini”nin Üyesi’dir, taşımıyorsa, “Müslüman” bile olsa “İslâm Dini Üyesi” DEĞİLDİR!

Hatta bu “Yeterlilik Şartları”nı taşıyorsa, kişi isterse kendisine “Ateistim” desin, Allah katında o “İslâm Dini” mensubudur, yani “Barışsever İnsan”dır. Onun içindir ki Avusturya-Viyana Konferansı’nda Yaşar Nuri Öztürk “aynen şöyle” demiştir:

Türkiye’de “Ateist” olduğunu söyleyen Aziz Nesin kadar kaç tane Namuslu Adam Dincilerin arasında var? Cennet kimsenin “Babası’nın Ahırı” değil. Bu “Dinciler’in Allahı’na inanmadığı” için Allah Aziz Nesin’i Cenneti’ne koyacaktır, ben Kur’an’dan bunu alıyorum!

Çünkü Dinciler’in Allah’ı “Kur’an’ın anlattığı Allah” değil. Eğer “Allah” derken Kur’an’ın bize anlattığı Allah’ı anlıyorsak, Mâûn Suresi’ni ihlal eden 17 Aralık Soyguncuları Dinciler’in Allah’ı yoktur, asıl Allahsız onlardır, Aziz Nesin değil! (“E-Gazete Dönence” / Sayı: 437 / 04.11.2014)

Konuyu anlayabilmenizde, Yaşar Nuri Hocamız’ın “Aziz Nesin” Açıklaması’nın yanında “Putin” Açıklaması da yardımcı olacak. Bir ara Putin’in “Müslüman olup-olmadığı” tartışılmıştı, o sıralarda yazdığı Köşe Yazısı’nın bir bölümünde şöyle diyor:

Gelişmeler, Putin’in ‘Müslüman’olduğu yolunda değil, ‘Putin Kur’an Mü’mini oluyor’ yolunda yorumlanmalıdır. Aman, Allah korusun, Putin gibi bir Devlet Adamı, bugünkü Emevî İslamı’na teslim olursa hepimizin canı yanar. Putin, olacaksa, ‘Kur’an Mü’mini’ olsun. İşte o zaman bu yüzyılın en büyük devrimi gerçekleşir. (“Putin bir Kur’an Mü’mini mi” Yazısı / “Aydınlık” Gazetesi / 17.12.2015)

“Anlaşıldı” sanıyorum! “Ben Müslümanım” demek, “Allah’ın İslâm Dini’ne mensup” demek değil! “Emevi’nin İslâm Dini’ne mensup” da olabilir o kişi! “Hangi İslâm”a mensup olduğunu da ancak ve ancak “Kur’an’daki Ölçülere” göre öğrenip-bilebilir!

Özetle; Hüseyin Bey’in “Diğer DİNLER‘de neden yok” sorusu, “bilgisizlik”tir! Çünkü “Dinler” diye bir şey yok, “Tek Din” var… Fakat Hüseyin Bey’in suçu yok, o bunları nerden bilecek, kendisine “Hocaefendi” denilen Fethullah Gülen bile “DİNLER Arası Diyalog” diyor! 🙂 🙂 🙂 “Gülmekten” karnıma ağrılar girecek… “Salya-Sümük Dinci Uyuz”un daha “Dil Bilgisi”nden haberi yok, çünkü Kur’an’dan haberi yok, bu Dil’den nasipsiz kalkıyor bir de “Din Bilgisi ve Diyalogu” diye Gündem’i işgâl ediyor!

Hatta Ebu Cehil Hz.Muhammed’e “Kâbe’de Namaz kılmak senin değil bizim hakkımız” diyerek “kavga” bile ediyordu… Yani “Peygamber’le Din Kavgası”na girişecek kadar Dindar biriydi Ebu Cehil. Fakat Hz.Muhammed’in tebliğ ettiği “Tevhit Dini”ne değil “Şirk Dini”nin bir Dindarı’ydı, “tek fark” buydu, yoksa Namaz’ı “ikisi” de kılıyordu!

Bu aynı zamanda şu demektir:

Aslında “Dinler” diye de bir şey yok! Sadece biri “Gerçek”, diğeri “Uydurma” 2 tane Din var:

1- Tevhit Dini,
2- Şirk Dini…

Tevhit Dini’ne Allah “İslâm”, bağlılarına da “Müslüman” diyor! İçine Şirk de bulaşmış ve Tevhit Dini’nin insanlar tarafından bölünmesiyle oluşturulmuş Yahudilik ve Hristiyanlık (Peygamberimiz’den bir süre sonra başlayıp-günümüze kadar gelen Müslümanlık da dahil) “adları” Tarih içinde “oluşmuş” adlardır, yoksa Allah “Adem’den Muhammed Peygamber’e kadar” İslâm Dini’nden başka bir Din göndermemiştir!

 

Posted Kasım 24, 2016 by yataganbaba