“Talimat Tanrısı’na Tapınmak” Şirki!

Araştırmalarım’dan – 454 | Gündem – Deprem-2

“TALİMAT TANRISI”NA TAPINMAK ŞİRKİ!

(Düz yazı aşağıda “devamını gör”den sonra… “Görselli ve büyük boy” okumak içinse; diz veya masa üstü bilgisayardan küpüre tıkladıktan sonra yukarıdaki + işaretine bir-kaç defa basıp “tam ekran” büyüterek okuyabilirsiniz…)

O Tanrı’nın adı “Tayyip”tir. Bu Tayyip Tanrısı’ndan talimat gelmeden “helâya bile gidemez” durumdadır bürokrasi… Doğu’nun neredeyse tamamı, Türkiye’nin de koca bir bölgesi yıkılmış, dozeri-kepçesi 3. gün orayı varabildi… Niye? “Ankara’dan talimat” beklendi!!!

“Kumbarasını gönderen” çocuklardan koca holdinglere kadar Türkiye’nin her tarafından “binlerce tırlık yardım” bölgeye gelmiş, şehirlerin girişinde “2 gün” bekletiliyorlar, niye “Ankara’dan talimat” gelmedi.

Bütün yardımlar AFAD’a teslim edilecek veya “onun izni”yle dağıtılacak, eyvallah ama o AFAD bunu yapabilmek için “Ankara’dan talimat” alacak! İnsanlık Tarihi’nin “ilkel çağları”nda bile “bu kadar” düz-beyinli daha da önemlisi “hantal” bir organizsayon görülmüş mü, böyle bir şey olur mu? Olmaz tabi, olmadı da… Sonra, 4. gün bile geçmiş baktılar “aynı uyuzluk” devam ediyor, artık o yardımlar “AFAD’tan kaçırılarak” ondan izin almadan dağıtılmaya başlandı.

.
🔻
MASKE’DEKİ SİYASETLERİ NEYDİYSE,
DEPREM’DE DE “BİREBİR AYNISI”YDI!

Deprem olduğu için, bu sistemin nasıl bir ucube olduğu ortaya çıktı. Yoksa aklınıza gelebilecek her konuda “Ankara’dan talimat”la yürüyor işler! Herbir şeyin “laçka” olması da bundan. Hatırlayın, bu “uyuz sistem” yüzünden bunlar pandemi/salgın döneminde tam 2 ay “el kadar maske” için milletin emdiği sütü burnundan getirdiler. Yok “PTT’den dağıtılacak”, yok “cep telefonuna mesaj gelecek ve eczaneden gidip alacaksın” gibi, her biri “beceriksizlik ve sinir bozucu” 60 gün geçti. NEDEN? Çünkü o “el kadar maske” de “Ankara’dan talimat”la, yani “tek yerden organizasyon”la yapılmaya kalkıldı da ondan. Sonra “her eczane istediği gibi satabilir” dendi ve sorun “dakikasında” çözüldü.

Bu “Ankara’dan talimat” şirki olmasaydı, “kurtarılabilecek insan” sayısı en az iki-üç kat olurdu. 4-5. gün o “alkışlarla” çıkarılanlar bile kalmazdı ama bu uyuzluk ve hantallık sonurcundaki gecikme yüzünden “soğuktan donup ölen” kaç bin insan var belli değil. Yani bu sistemde maske siyaseti NEYSE, “deprem” siyaseti de o, “milim fark yok” aralarında… Tıpkı maske olayında olduğu gibi “Ankara’dan talimat BEKLENMEDEN” iş yapıldı ve düzeldi, burada da AFAD’a gelecek talimat beklenmeden belediyeler ve sivil toplum örgütleri “kaçırarak” olsa da dağıttı ve iş “anında” düzeldi.

.
🔻
BU SİSTEM; “ŞAHADET KELİMESİ”Nİ ÇİĞNEMEKTİR!

Kurulan bu sistem, “Tanrılık Sistemi”dir ve apaçık şirktir. Çünkü “Allah’tan başka ilah” yoktur ve olamaz. Bu sistem ise her yetkiyi yani İŞLEYİŞİ “tek kişi”de toplayarak bir “çakma Tanrı yaratma” sistemidir ve “şirk çukuru/girdabı”nda bütün ülkeyi debelendirmektedir. Bu Tayyip Erdoğan’ın “kendisine de” kötülüktür. Etrafındaki “yalaka-şakşakçı sürüsü” bunu kendisine söylemese de bu “böyle”dir! Onun bu “herşey benim talimatımla olacak” takıntısı; “üfürükten teyyare”dir, o işi Yüce Allah’tan başkası yapamaz. Yaparım diyen “Tanrılığı”nı ilan etmiştir. Ve bu çakma Tanrılık’la da ne bir maskeyi ne de bir dozeri-kepçeyi organize edebilir, tam tersine “gözümüzün önünde” olup-bitenler de gösteriyor ki “en basit işleri” bile karma-karışık hâle getirir!

10 şehirde, 10’ar ilçeden 20’şer mahallede olsa depremde yıkılan bina, tam “2.000 nokta”ya “tek merkez” bakacak demektir. Bu “olacak iş” midir? “Yıkılan ve hasar gören binalar”la düşünürseniz “tek merkez”in bakacağı yer sayısı 50.000’i geçer… Oysa ki “yardımları dağıtma” ve “dozer-kepçe”yi çalıştırma işine “yerel yöneticiler” baksa, AFAD’ın “mahalle sorumlusu”nun bakacağı bina sayısı 25’e düşer. 1 KİŞİNİN “25”i organize etmesi mi mümkündür, yoksa “50.000”i mi?!

Siz eğer ki “AFAD’cı sıradan birisi 25’e bile zor bakar ama Tayyip Tanrımız tek başına 50.000 binaya bile Ankara’da ‘oturduğu koltuktan’ bal gibi de bakar” diyor ve bu şirk sistemi savunuyorsanız, siz “putperest”siniz demektir. Tayyip Tanrı’sına tapan “Recepperest” olmuşsunuz. Oysa ki “yürümüye ve konuşmaya” takati kalmamış, adamı ordan oraya HER İŞE sürüye sürüye pestilini çıkarıp “yaşayan ölü”ye döndürmüşsünüz haberiniz yok… Sinirleri zaten hepten yıpranmış, konuşurken “sürtük, şerefsiz, cibilliyetsiz” demediği konuşması yok. Küfürlerini geçin konuşurken uyuklaması KAÇ KERE kameralara yansıdı… Bütün bunlar “normal” mi?… Belki de adamı “kasten” bu hâle ve sisteme soktunuz, o da “ben neymişim be abi” diye havalara girip, anında atlayıp-tuzağınıza bir güzel düştü.

.
🔻
“KÜÇÜK DAĞLARI BİZ YARATTIK” KİBİRİNİN
SONUCU: FARELER ve SALGIN HASTALIKLAR!

Bunlar yukarıda saydıklarımı yapacaklarına, işler sarpa sarınca kalktılar AFAD’ın başına “bilmem hangi cumhurbaşkanı yardımcısı”nı atadılar. DAHA HALÂ sanıyorlar ki, 10 şehire, 20 ilçeye, 20 mahalleye, 50.000 yıkılmış ve/veya hasar görmüş binaya ordaki “talimat bekleyici” iyi bakamadı da, bu atadığımız bakabilir! Yani “çakma Tanrı”mız yetmiyor, bir de bu “şirk düzeni”nin altına doğru uzayan panteonda “çömez Tanrıcık”lar var!

Bakamaz, bakamıyor da… Bu sistem iktidar-muhalefet yanlısı “herkese” işkence… Düşünülsün ki, AKP’li Eski Adalet Bakanı AFAD’a adını yazdırıyor, enkaz altında 13 akrabası ölmüş, dozeri-kepçesi ancak “4. gün” gelebiliyor, halen de bazı yakınları enkazın altında!… Bunların sebebi “talimat katili”ne dönüşmüş sistem yani sistemsizliktir.

Bu “uyuzluklar” sürerken, cenazeler bile yakınları tarafından alınamıyor, çünkü “savcı” da “talimat” bekliyor! 5. gün olmuş, gelen konteynırlar dağıtılamıyor “talimat” tantanasına… Biriken çöp dağları yakında her tarafı farelerle dolduracak, getirilen seyyar tuvaletler de “talimat” beklediğinden her tarafa yapılan tuvaletler de “salgın hastalıkları” yayacak! Gerek yönetenlerin gerekse görevlilerin “Talimat Tanrısı’na tapınmak” şirki, “dağ fare doğurdu” hesabı doğura doğura “fare ve salgın hastalık” doğurur. Ki oluşan çöp dağlarının ve açığa yapılan binlerce tuvaletlerin sonucunda kemirgenlerin ortalığı kaplayacağını ve bulaşıcı hastalıkların yayılacağını 5 gündür orda olan programcı Payzın da söyledi canlı yayında…

Taptığınız “talimat Tanrı”nız “ayaklarımın altındadır”, çünkü bu Tanrı/sistem; uyuzluk, hantallık, aksaklık, 3 gün gecikme, donarak ölmek, fare ve salgın hastalıktan başka bir şeye yaramadı, bundan sonra da yaramayacak. Onun için bu şirkten vazgeçecek, “ACİZ KULLAR” olduğunuzu yani “haddinizi” bilecek ve sistemi “buna göre” kuracaksınız.

Yoksa AFAD’dakiler dahil, oradaki kardeşlerimizin “hepsi” birer “gerçek kahraman”, elleri kanayıncaya kadar enkazdan insan çıkaranlar var içinde… Onun için AFAD’a veya diğer sivil toplum kuruluşlarını yıpratmanın anlamı yok. Yani; “işleyiş” İNATLA tek yerden ve bu kadar yavaş işleyince, neredeyse “boşa geçen” o ilk 3 günün sorumlusu onlar asla değiller, “şirk sistemi”ni kuran sahte Tanrılar!
.
.
————————————
Murat Yatağanbaba | 10.02.2023
————————————
.

Posted Şubat 11, 2023 by yataganbaba