

KİTAP SİPARİŞİ İÇİN:
“8’li Kitap Setim”i “Sahibinden.Com” Sitesi’nden ADRESE TESLİM KOLAYLIĞIYLA Sipariş Verebilirsiniz: Tıklayın
DOĞRUDAN DESTEK İÇİN:
İsterseniz “yayınlamaya çalıştığım yeni kitaplarımın basımı”na ve de “internet programlarımın/videolarımın çekim-kurgu-montaj ve ekipman eksiği”ne, kısacası ÇALIŞMALARIMA “doğrudan destek” de olabilirsiniz. Banka IBAN Numaram için tıklayın.
RÜŞD ve RA’D DÖNÜŞÜMÜ!
Köyde küçük bir çocuktum. Babaannemin tavukları vardı. Bir tanesi kuluçkaya yatmıştı. Kuluçka, sayısını hatırlamıyorum ama şöyle 8-10 yumurtanın üstüne oturuyor gibi durup -kanatlarıyla falan- hepsini kapatıyordu… Kaç gün geçti bilmiyorum, so
nra tavuk bir acayip gıdaklamaya başladı, gidip-batığımda bu yumurtaları gagasıyla kırıyordu, kırarken de şöyle biraz kızgın ve “bu işte bir tuhaflık var” der gibi şaşkındı… Kırınca gördü ki, yavruları, yani civcivleri ölmüşler!… “Kırması”nın sebebi de buymuş!
Çünkü “belli bir gün kuluçka”dan sonra, o civcivlerin “kendileri” kabuklarını kırıp çıkıyorlarmış / doğuyorlarmış. Bunlar günü geldiği halde çıkmayınca anaları tavuk bir tuhaflık olduğunu / öldüklerini anlamış!… Yani “dışarıdan” kırılınca hayat yok, “içeriden” kırılınca hayat var! Cenab-ı Allah’ın hikmeti işte…
.
İBN-İ RÜŞT’TE KABUĞUN KIRILMASI ve DÖNÜŞÜM!
Tavukların veya benzer hayvanların bunu yaptığını “benim gibi kendisi görüp” de mi söyledi bilmiyorum ama çok ünlü bir “Müslüman filozofumuz” bunu “hayatımıza” şöyle uyarlamış:
Yumurta ‘dıştan’ kırılırsa yaşam son bulur, içten kırılırsa ‘yaşam’ başlar. Çünkü “önemli dönüşüm”ler hep ‘içeriden’ başlar! (İbn-i Rüşd)
Doğrusunu isterseniz ben İbn-i Rüşd’ün bu yaklaşımını çok beğendim. Türkçemiz’e bu “kabuğunu kırmak” diye geçip-yerleşmiş, “kendini aştı” anlamında kullanılıyor. Rüşd’de ve Türkçe’deki bu “kabuğunu kırarak ‘önemli dönüşümler’in başlaması” Kur’an-ı Kerim’in de konusu:
.
Kur’an-ı Kerim’de;
“BİREYLER”İN KABUĞU ve “TOPLUM”UN DÖNÜŞÜMÜ!
Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar, birey olarak “içlerindekini”/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. (Ra’d Suresi / 11. Ayeti)
KABUĞU DIŞARDAN KIRMAK ÖLÜM: Gördüğünüz gibi Kur’an-ı Kerim’de bu işin / kabuğun “dışarıdan-içeriye” değil, “içerden-dışarıya” kırılması / olması gerektiğini söylüyor! Neden peki?! Çünkü anladığım kadarıyla bu bir “süreç” meselesi ve “burası” çok önemli! Çünkü nasıl ki kuluçka dönemi bitmeden yumurtaları kırılırsa içeride henüz tam gelişmemiş civcivler ölürse, içerideki gelişimini tamamlamamış toplumlara dışarıdan müdahale edip değiştirmek de toplumları öldürür!
KABUĞU İÇERİDEN KIRAMAMAK da ÖLÜM: Bazı toplumlar hem zamanaşımına uğramış veya fos olduğu ispatlanıp hurdaya çıkmış fikirleri ve yaşam tarzlarını “inatla sürdürdükleri” halde hayatlarının değişmesini beklemek gibi “boş beklentiler”le asırlarını geçirirler ve bu yüzden köleleşirler. Oysa ki “bu kafa”yla reankarne olup dünyaya 10 defa da gelseler hayatları değişmeyecektir. Bu da “içeriden kabuğu kıramamak” yani ölümdür! Dolayısıyla bu “iç dönüşüm”ün “yaşadığımız çağa” göre yapılması / güncellenmesi de çok önemli.
.
DÖNEMDE ve GENELDE “ORDULAR; İLK HEDEFİNİZ…”
Mustafa Kemâl Atatürk “büyük dönüşüm” sırasında “o dönemin şartları”nda ne demiş meselâ?! “ORDULAR İLK HEDEFİNİZ, AKDENİZ”… Bunu konumuza ve genele uyarlayacak olursak bu sözü “nasıl” olmalı ve söylenmelidir?
Madem ki Kur’an-ı Kerim de, İbn-i Rüşd de “dıştaki önemli dönüşümler ancak içteki dönüşümlere bağlıdır” diyor, o halde bence bunun cevabı Büyük Ev Abluka Grubu’nun “Güneş Yerinde” şarkısının sözlerinde çok güzel veriliyor, o da şu: ORDULAR İLK HEDEFİNİZ, “KENDİNİZ”,,,
.
.
——————————————–
Murat Yatağanbaba | 19.03.2020
——————————————–

