
ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABE’DEKİ “GAFLET, DALALET ve HATTA HIYANET” SÖZÜNDEKİ “HIYANET”İN ANLAMI NEDİR? Çarşıda alış-veriş yapıp, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde 2 Çay içip 7 Gazete’yi “bedava” okuduktan sonra (“Günlük rutin işlerimden sonra” diye okunur) eve döndüm. Çalışmaya başlamadan önce “bugün Bayram, Mecliste neler konuşulmuş bir bakayım” dedim, bakacağıma pişman oldum… AKP ve CHP “Osmanlı”dan girmiş “FETÖ”den çıkmış. Meclis’te hava “o kadar” gerginmiş ki, Başbakan oturduğu yerden konuşup-cevap verirken “sinirden” elleri titriyordu… İktidarı ve Muhalefeti’nin “bıkıp-usandıran” kavgalarına alışıktık ama “Bayram”da da bunu yapmaları doğru mu? Bari “Bayramlar”da bir ara verseler. Vermemişler. Oysa ki Bayramlar, bazı konularda bir “vesile” olabilirer. İnsanımıza bazı konularda “işe yarar” bilgi vermek gibi meselâ… Onlar vermemiş, ben vereyim. 23 Nisan Bayramı; “Ulusal Egemenlik” demek, o konuda daha önce konuşup-yazmıştım. “Çocuk Bayramı” da aynı zamanda… Bir de doğal olarak “Bayram” demek, “Atatürk” demek. Size bugün Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk Hocamız’ın, artık adeta bir “Kahvehane”ye ve zaman zaman da “Ahır”a dönmüş / döndürülmüş “Türkiye Büyük Millet Meclisi”nde “Milletvekili ve Parti Genel Başkanı” iken yaptığı bir konuşmayı aktarmak / hatırlatmak istiyorum. Alıntı yapacağım bölüm, Atatürk’ün “Gençliğe Hitabe”de geçen “Ülkeyi yönetenler Gaflet, Dalalet ve hatta Hıyanet içinde olabilirler” sözündeki “Hıyanet”in NE olduğu ile ilgili bölüm. Meclistekiler Bayram’ı “tepişerek” geçirmişler ama hiç olmazsa biz “bilgilenerek” geçirelim! Yaşar Nuri Hocamız “HYP Genel Başkanı” olarak TBMM’de yaptığı konuşmada Atatürk’ün “Hıyanet” derken “neyi” kast ettiğini şöyle anlatmıştı: ATATÜRK: DİNDARDAKİ HURAFE-CEHALET “İRTİCA” DEĞİLDİR! Eğer ortada bir İHANET YOKSA, Din omurgalı yanlışlar “İrtica” diye anılamaz. Dindardaki yanlışlar, “Hurafe” olur, “Cehalet” olur, “Geleneksel Tutuculuk” olur. Bunların tümü “bilgisizlik-bilinçsizlik” olayıdır. İRTİCA ise “BİLİNÇLİ VE ORGANİZE HIYANET OLAYI”dır. Atatürk; İrtica gibi, Hurafe’ye de karşıdır ama, Hurafe’yle İrtica’yı “aynı kefe”ye koymamıştır. İrtica’nın ağır biçimde mahkûm edilişi, “Dinsel Karakteri” yüzünden asla değildir; “HIYANET KARAKTERİ” YÜZÜNDENDİR. Mürteci-hain kadrolar işin bu ‘püf noktasına’ asla değinmezler; tam aksine onu sürekli gözden kaçırarak Atatürk’ü “İrtica”ya değil, de “Din’e karşı” gösterirler. Oysaki Atatürk, HIYANET’İ SÖZ KONUSU OLMAYAN DİNSEL KARŞI ÇIKIŞLARIN hiçbir eksiklerine, hiçbir hurafeciliklerine bakmadan, vatan hizmetinde onları bağrına basmış, övmüş, yüceltmiştir. Şu sözlere bakın: Müslüman ahaliden, VATAN HAİNİ OLANLARDAN GAYRISININ manevî kuvvetleri pek yüksektir. Anadolu’ya kalpten bağlanarak geleceği beklemektedirler.” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, 7/155) Atatürk, irtica hakkında şu ‘tanımı’ da yapmaktadır: “Vicdan yerine düşman parası tanıyan alçaklık…” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, 5/329) Bir tanım daha veriyor büyük Atatürk: “Millete düşman, düşmanlara dost olarak takip edilen Haince Siyaset…” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, 5/356) Buradan hareketle, bütün zamanlar için geçerli bir “Hain Tanımı”na ulaşabiliriz: Kurtuluş Savaşı ve Atatürkçü Devrim Sözlüğü’nde HIYANET; ‘ÜLKEYİ, BİR BİÇİMDE, EMPERYALİST SÖMÜRGECİLER’İN DENETİM VEYA ESARETİ’NE SOKMAYA ÇALIŞMAKTIR. (23 Nisan 2005) ATATÜRK’ÜN 1920’LERDEKİ BU “HIYANET” TANIMINA 2010’LARIN DÜNYASI’NDA “KİMLER” GİRİYOR?!Keşke Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki konuşmalar “hep böyle” olsa ve hem Halkımız bunları öğrense, hem de Ülkemiz gelişse… Bu yapılmayınca, insanımız “Dinci ve Kemalist” gibi saçma-sapan bir şekilde “kutuplaşıyor”… Oysa ki, halkımızı bu şekilde bölen, en azından bölmeye çalışan bu Bölücü “Hıyanet” Çeteleri’ne değil, “Kanıta-Belge”ye göre hareket etmeliyiz. Demek ki neymiş? Atatürk Dindarlar’ın bilgisizlini, yaşadıkları bazı hurafeleri gerçek anlamda “İrtica” olarak görmemiş. İşin içine “Haçlı Emperyalizm’le işbirliği yapıp Ülke’yi onların güdümüne sokmaya kalktıkları”nda, yani işin içine “Din adı altında Ülke’ye İhanet” söz konusu olduğunda bunu “Hıyanet-İrtica” olarak görmüş!Atatürk’ün bu “Hıyanet” tanımını 1920’lerden alır, 2010’lara getirirsek, “Ülkeleri’ni Emperyalist Haçlı Batı’nın hizmetine vermeye kalkan”, meselâ aşağıdaki 2 tayfa “Hıyanet” içindedir:1- “Amerika istedi diye, Rusya’ya karşı Dini kullananlar”… Şöyle ki “Soğuk Savaş sırasında Washington’ın talebiyle Komünizm’e karşı Vahabiliği yaymaya başladık.” Bunu diyen Suudi Prensi. Washington Post Gazetesi’ne verdiği bu Röportaj’ın Türkçesi; “Suudi Arabistan’ı Amerika’nın ‘denetimi’ne soktuk” demektir. Bunu yaparken de “Dini / Vahabilik Yorumu”nu kullanmışlardır. İşte bu kullandırma Atatürk’e göre “Hıyanet”tir… 2- Dr.Ramazan Kurtoğlu’nun araştırmasına göre Türkiye’deki 72 Tarikat’ı Siyonistler ve İngilizler kurmuş veya Tarikat “onların güdümü”ne girmiş. İşte bunlar da Atatürk’ün tanımına göre “Hıyanet” içindedir. Çünkü Dini kullanmış ve “Siyonistler’le İngilizler’in güdümü”ne girmişlerdir. Vicdan yerine Cüzdan’ı tercih etmişlerdir. “ATATÜRKÇÜ” ARKADAŞLAR da, ATATÜRK GİBİ BU “AYIRIMI” YAPABİLMELİDİRLEROnun için “Atatürkçü” Arkadaşlar’a önerim; Dini İnancı’nı samimi şekilde yaşamaya çalışan ama içinde olduğu Hurafeleri fark edemeyip bunları da Din diye yaşayan insanları hor görüp itip-kakmasınlar!… Hurafeler’le elbette mücadele edeceğiz ama bu, bu Hurafeleri yaşayanları “dışlamamızı” gerektirmez. Önemli olan Hurafeleri “Din” diye yaşayanlar değil, Dini ve onun üzerinden de Ülke’yi “Emperyalizm’in emrine” verenlerdir! İlki “bilgisizlik”, ikincisi ise “Hıyanet”tir! Biz “Hurafe”ye “sadece mücadele” etmeli, “Hıyanet”e ise “açıkça düşman” olmalıyız! Eğer Hurafe’yi de “Hıyanet” görür ve tamamen dışlarsak, bir zaman sonra Hıyanet de “Hurafe”leşir ve sıradanlaşır, bu durumda da “Asıl Hıyanet” gözden kaçırılır! O bakımdan “Hurafe-Hıyanet” AYRIMINI “çok iyi” yapabilmeliyiz. Bu da ancak “bilgilenmek”le olur. “Neyin” Hıyanet “olup-olmadığı” konusunda, bugün “çok net” biçimde bilgilenmiş olduk. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız’ı, bu yıl Atatürk’ün öğrettiği “Hıyanet” tanımını anlatarak kutlamak istedim. Bayramınız kutlu olsun “DEĞERLİ” Facebook Arkadaşlarım, ömrümüz varmış ve bir Bayram’ı daha “beraberce” gördük… Bunları bize öğrettiğin için üstümüzdeki hakkın ödenmez “DEĞERLİ ve BÜYÜK” Hocam Yaşar Nuri Öztürk… Emperyalizm Beslemesi bütün bu “Hıyanet-İrtica” Çeteleri’ne rağmen Vatan’ı kurtarıp-kurduğun için Allah senden “razı” olsun “DEĞERLİ, BÜYÜK ve de EŞSİZ” ATATÜRK…

