
Bu Yazım’ın konusu “Uzay”… Alt Başlıkları ise “Ninni’de Uzay”, “Sanat’ta Uzay” ve “Din’de Uzay”… Din’de Uzay’ı da 2 Alt Başlık’ta inceledim: 1- Kur’an’da Uzay, 2- Fıkıh’ta Uzay…
Sizi Tarih’te “Asırlık” ama adeta “Anlık” MÜTHİŞ BİR YOLCULUĞA çıkaracağım!… Tarih’te “Işık Hızı”yla yapacağımız Yolculuk’a / ‘bir çırpıda’ okuyacağınız” Yazımız’a başlayalım 🙂
.


Boeing Şirketin CEO’su Dennis Muilenburg Uzay Turizmi’ni, “Yörünge’de dolanan Alışveriş Merkezleri, Oteller ve Fabrikalar’la birlikte hayal ettiğini” ifade etmiş! (“Mars’a İlk Biz Gideceğiz” Haberi / “Oda Tv.” Sitesi / 07.10.2016)
Bu “Hayal’in Sahibi” ayrıca “Mars’a ilk biz gideceğiz” de demiş! Elin “Gâvuru”nun (!) kurduğu veya kurdurduğu “hayal”e bakın, bir de Bizimkiler’in!
Benim çocukluğum “dandini dandini dastana, Danalar girmiş Bostan’a, kov Bostancı Dana’yı, yemesin Lahana’yı” Ninisi’yle geçti… Geçenlerde bir Akrabam “Torunu”na bakıyordu, aradan 50 yıl geçmiş ama ilginçtir o da “Aynı Ninni”yi söylüyordu… “Ulan “ne kıymetli Lahana”ymış Arkadaş!… Şerefsiz’in Lahanası’nın derdi, 50 yıldır Bütün Türk Bebekleri’nin gerdi 🙂 Dana’nın biri 50 yıl önce bir Lahana’yı yiyor, 50 yıldır Faturası’nı ise Dana değil de Türk Bebekleri ödüyor! 🙂
.

“Zaman Makinası” icat edilirse, kiralayıp-binecek, o Şerefsiz Çiftçi’nin olduğu Dönem’e ve Bostanı’na gidecek, parasını da cebimden verip Bostanı’na bir “Çit” gerdireceğim ki, o “Lahana Manyağı” Lavuk Çiftçi da kurtulsun, Bütün Türk Bebekleri de 🙂
“Türkler’in Ninnileri”nin sözleri böyleyken, “Yahudiler’in Ninnileri”nin Sözleri ise “Benim Oğlum büyüyecek ve Uçak yapacak, Uzay’a çıkacak” diyor!!!
NETİCE: -Adını hatırlayamadığım bir Profesörümüz’ün tesbitinde olduğu gibi- Bizimkiler’in Bilinçaltı / Kafası “Dana-Lahana”yla, Onların’ın Kafası ise “Uzay-Uçak”la yoğruluyor, sonunda da Türkler ve Müslümanlar, Emperyalist ve Yahudiler’in “Oyuncağı” oluyor!!!
Bu kahredici “Ninni-Oyuncak”la ne yapacak Yeni Kuşak?! Yahudi mi acıyacak, Allah mı acıyacak? VALLAHİ de BİLLAHİ de TALLAHİ de “İkisi de” acımayacak!
.

Hatta Barış Manço, bu “Gerizekâlı Ninni”yle de dalgasını geçiyor ve Bostan’a “Danalar” yerine “Dinolar”ı yani “Dinozorlar”ı sokuyor 🙂
Çünkü -Taksim Meydanı’nda Dinolar’ı Bostan’a gönderen o Dönem’in “En Ünlü Yeni Nesil Popçuları”yla birlikte Klibi’ni de çektiği- “Müsadenizle Çocuklar” Şarkısı; Yeni Yetme Popçular’ın “ortalığı kasıp-kavurması”na rağmen, yaşını-başını almış olan Kendi Yaşıtları’nın yani Dinozorlar’ın ise “hiçbir şey üretememesi”ni eleştiriyor!
Üretemiyorlar, çünkü “Çağ’ın çok gerisi”nde kalmışlar… Gençler “Çağ’ın Ses Anlayışı”nı yakalayıp “Çağı’na Yakışır” Eserler üretirken, “Çağdışı kalmış” Dinozor’lar ise, aradan geçen 50 yıla rağmen daha hala “yerinde” sayıyor…
Barış Manço’da işte bu durumlarını o “Salak Ninni”nin “dandini dastana Danalar girmiş Bostan’a” şeklindeki “Süzme-Salak Sözleri”ne atıf yaparak, “dandini dastana Dinolar Bostan”a diye-değiştirerek dalgasını-geçip iğneliyor! 🙂
“Çağ’ın gerisi”nde kalmış “Dinozorlar” daha halâ Bostan’a, “Gençler” ise -Barış Manço gibi- “Uzay Çağı Müziği”ne…
.


Bunlar “Kur’an”dan da nasipsiz aynı zamanda! Çünkü bu iki “Uc Örnek”ten, yani “Uzay Turizmcisi” ile “Lahana Bekçisi”nden “hangisi Kur’an’ın murad ettiği İnsan Tipi”dir sorusu gündeme gelirse, sadece Ninni’de değil “Ayet”te de “bu böyle”dir! Yani Türk İnsanı’nın bu “Çifte Nasipsizliği” bütün çıplaklığıyla çıkacaktır ortaya!
Şu Ayet çıkarıyor meselâ:
Göklerin ve yerin bucaklarından / köşelerinden geçip-gitmeye gücünüz yeterse, hadi geçin-gidin. “Bilgi ve güç dışında bir şeyle” geçip-gidemezsiniz! (Rahman Suresi / 33.Ayeti)
Demek ki neymiş “Dastana-Bostana”, “Dana-Lahana” Tayfası ve Kafası?!!!
Allah diyor ki “Uzay Turizmi ve Gök Kolonisi öyle lafla / hurafeyle / salaklıkla yapılıp-kurulmaz, ancak ve ancak ‘Bilgi ve Güç’le gerçekleşebilir”… Bizdeki Üniversiteler bile “Sıbyan Mektebi” seviyesinde olduğuna göre, sanırım çocukluğumda sık sık duyduğum “eller Ay’a biz yaya” tekerlemesini, artık, “ezikliğimize doymadan” şöyle söylemek zorunda kalacağız:
Eller değil Ay’a, artık gidiyor Mars’a, biz ise “halâ” yaya!
Rahman 33’ü “Dana-Lahana” ve “Uçak-Uzay” ikilemeleriyle birlikte “hiç düşünmedi” bu Millet ve Ümmet!
.

Yaşar Nuri Öztürk Hocamız; -yanlış hatırlamıyorsam- “Yeniden Yapılanmak” Kitabı’nda “Çağ Kur’an’ın gerisinde, Müslümanlar’sa Çağ’ın da gerisinde” demişti!!!
Bu bahsettiğim Kitap’ı, Hocamız’ın -Meâli’nden sonra- “En Çok Satan” Kitap’ı… Saba Tümer “kalın Kitap bende -Psikolojik olarak- okuma isteği oluşturmuyor” dediğinde, Hocamız bu Kitabı’ndan bahsetmiş ve “sayfa sayısı az / okunması kolay olduğu için bu kadar çok alınıp-okunduğunu” anlatmıştı…

“Resmi Satışı” 1 milyonun çok üstünde olan, Korsanları’yla birlikte ise 2 Milyon satışa ulaşan bu “Rekortmen Kitap”ın, önümüzdeki yıllarda “Yeniden Yapılanmak: TECDİT” adıyla “2 Cilt” olarak “Yeni Baskısı” yayınlanacak.
Kitapları’nın Editör’ü ve Oğlu olan Kardeşim, Yrd.Doç.Dr. Mustafa Tahir Hoca ile yaptığımız Sohbet’te “2 Ciltlik Tecdit Kitabı’nı bitirip-bağladığını biliyorum, o Yayın’a hazır, başka bitirdiği veya ‘bitmeye yakın / yayınlanabilecek durumda’ olan Kitapları varsa, Bilgisayarı’ndan okuyup-yayınlayacağım” demişti.
Yeniden Yapılanmak’ta bu “durum tesbiti”ni yapan Yaşar Nuri Hocamız; gene yanlış hatırlamıyorsam “Allah ile Aldatmak” Kitabı’nda da “işin çaresini” anlatıyor:
Kur’an Çöl’de inmiştir ama bir “Çöl Kitabı” değildir. 1000 yıllık Çöl Kafası’ya Kur’an-ı anlayamazsınız! “Çöl Fıkhı”ndan “Uzay Fıkhı”na geçmemiz gerekiyor!
.

Yaşar Nuri Öztürk bu konuyu Garaud-Haldun-Atatürk özelinden ve Tarihi Süreç bağlamında –aynı Yazısı’nda- şöyle anlatıyor:
Fransız Müslüman Düşünür Roger Garaud “İslâm Dünyası Çöl Fıkhı’ndan Uzay Fıkhı’na geçmeli ve bir Kurtuluş Teolojisi (Tanrı Bilimi) oluşturmalı” demişti… Bu “Çöl Fıkhı” tabiri İbn-i Haldun’da da var, o da “İslâm Dünyası Çöl Fıkhı’ndan Medeni Fıkıh’a geçmeli” diyor…
Buna rağmen “Çöl Fıkhı’ndan Medeni veya Uzay Fıkhı’na geçme”yi, İslâm Dünyası inadına yapmadı, bunu “Din dışına çıkmak” sandı!… Bunu fark eden Batı da, sürekli bir biçimde “buradan Müslüman Dünya ÇIKMASIN diye” elinden gelen her şeyi yapıyor. Yani “Kur’an’ın asla onaylamayacağı” o Din’i “Müslüman Dünya yaşasın”, Batı “bütün ümidini” buna bağlamış.
Bunu İslâm Tarihi’nde “1 tek kişi yıktı” o da Mustafa Kemâl… İbn-i Haldun ve Garaud’un telafuz ettikleri “Çıkış Reçetesi”ni Atatürk –İlahiyatçı olmasa da- fark etti ve icabını yaptı… Mustafa Kemâl’in EN BÜYÜK DEVRİMİ işte budur…
Batı’nın Atatürk’ten “asıl rahatsızlığı” savaşı kaybetmesinden ziyade, işte bu “Teolojik Devrim”i yüzünden… İslâm Dünyası’nın “temel sıkıntıları”ndan birisi işte budur, Atatürk’ün bu “Teolojik Devrimi” yerine halâ Çöl’den 1000 küsur yıldır taşıdığı kafa’yla Kur’an’ı anlamaya çalışması!!! ANLAYAMAZ… Çünkü, Kur’an “Çöl’de inmiştir” ama bir “Çöl Kitabı” DEĞİLDİR!
.
.


GÂVUR (!) ÇALIŞIP YILDIZLAR’A “ÇIKIYOR”,
MÜSLÜMAN (!) ise KAYAN YILDIZLARA “BAKIP” DİLEK TUTUYOR… 🙂
Siz bırakın Kur’an’ın bu “Asırlar Önce” açtığı “Uzay Turizmi Ufku”nu ve de “Gâvurlar”ın “Mars’a gitmeye hazırlanması”nı falan, “Bizim Müslümanlar”dan gelen “süper zekâ göstergesi” şu soruya bakın:
Murat Bey, “Yıldız kaymasını görmek”le ilgili beni aydınlatır mısınız, Kur’an’a baktım bulamadım!
Cevap veriyorum: Siz bu “soruyu” (!) soran, “Müslüman” (!) Hanımefendi!!! Yıldız’ı kayarken “gördüyseniz” yaşadınız!… Çünkü hayatınız “değişecek” ve şunlar olacak:
- “Piyango’dan 1 Milyon Dolar” para çıkacak,
- “Çok yakışıklı bir herif”le evleneceksin,
- “Dünya’nın en güzel Evi”nde oturacaksın,
- “Nobel Ödülü” alacaksın,
- Cennet’te de “baş köşeye” kurulacaksın!
“Murat Bey, beni aydınlatır mısınız, Yıldız kaymasını görünce Dinimiz’de ne oluyor?”… “ELİNİN KÖRÜ” oluyor Hanımefendi!… Tövbe Yarabbi!…
Elin Gâvur’u (!) o kadar “Araştırma-İnceleme” yapıyor, yıllar ve yıllar “dirsek” çürütüyor, “alın teri” akıtıyor ve bu sayede Allah’ın lütfuyla “hayallerini gerçekleştirip” Mars’a gitmeye hazırlanıyor, “Bizim Beleşçi Müslüman”sa o hayallerinin; kafayı kaldırıp yukarıda bir Yıldız’ı kayarken görüp-dilek tutarak gerçekleşmesini bekliyor!!! “Kafa” ve “beklenti” bu…
Ulan o “Yıldız kayması” denen olay, MİLYARYILLARDIR var, İnsanoğlu yokken bile kayıyordu, şimdi de kayıyor, yarın da kayacak… Ayrıca Yıldız kayarken “görmeyen” Dünya’da 1 kişi bile yok, yani “herkesin gördüğü” şeyi “sanki sadece kendisi görmüş gibi” bir “ayrıcalık” bekleyip-beklentiye girmek “hangi kafanın” eseri?… Tabi ki “Belleşçi” bir kafanın…
Kafanı kaldırıp bakmaya devam et “Müslüman” Hanımefendi, Allah seni “Kulum Yıldız’ı kayarken gördü” diye, bütüüün dileklerini yerine getirip, günahlarını da affedip Cennet’e sokar, varsın gitsin Boeing’in “Salak” CEO’su “Densiz” Dennis “Araştırma-İnceleme-İlim-Bilim-Emek” diye uğraşıp dursun! Bu kadar debeleneceğine kafanı kaldırıp Bizim Müslüman Hanımefendi gibi bir Yıldız’ı “kayarken” görsen de Mars’a / Yıldızlar’a “hiç uğraşmadan” gitsen ya, be hey Denyo Dennis! 🙂
Tarikatçı Uyuz takır-tukur “Tespih çekecek” Cennet’e gidecek, bu da bir “Yıldız’ı kayarken görecek” dilekleri gerçekleşecek ve Cennet’e gidecek!!! “Çekip-Görerek” değil Tespih ederek, yani “Çalışıp-Didinerek” o beklentileriniz gerçekleşecek, be hey “Bööyyyük ve Süper Zekâ” Beleşçi Müslümanlar!
.
.

Neyse… Peki “bizde” hiç mi bu konuda bir “Çalışma-Gelişme” yani “Allah’ı Tespih Etme” yok?! Var… Fakat “utanarak” söylüyorum ki, daha 1969’a “yeni yeni” geliyoruz! 69’da “Gâvurlar” Ay’a ARAÇ’la (Kur’an’ın ifadesiyle “Bilgi ve Güç”le) çıktılar, işte biz o Araç’ı 2015’de yapmaya başladık, yani “Dünya Bilim ve Din Kervanı”nın ardınan “tam 46 yıl” nal topladık:
Pek çok ülke açısından “özel bir anlam” ifade eden ve bu sebeple de “özel olarak ilgilenilen” Uzay Araştırmaları konusunda “nihayet” Ülkemiz’de de gerçekten “önemli bir adım” atılıyor. TÜBİTAK önderliğinde gerçekleştirilen Proje kapsamında ismi “Thor” olan Uzay Aracı yapılacak. Bir Hipersonik Taşıma Aracı olacağı belirtilen Thor, Ülkemiz adına gerçekten de “önemli bir atılım” diyebiliriz. (“Türkleri Uzay’a Taşıyacak” Haberi / “Cihaz Rehberi” Sitesi / Tarhisiz)
Haberi okuyunca “Thor da nedir la…” diye merak edip-araştırdım, çıka çıka bir “Putperestlik Kalıntısı” çıktı:
Adını “Mitolojinin En Büyük Tanrısı” olarak bilinen ve aynı isimle Film Serisi olan THOR’dan alan Proje’de ‘Isıl Toruma Tekniği’ baz alınacak. (“Tübitak’tan Uzay Aracı Geliyor” Haberi / “Webtekno” Sitesi / Tarihsiz)
“Nereden” geliyormuş adı?… “Mitoloji’nin En Büyük Tanrısı”ndan!!! İyi de TÜBİTAK “Mitoloji’nin Babası” Yunan’ın mı, yoksa Türk’ün mü Bilim Ocağı?! Zaten 46 yıl Dünya Kervanı’nın “gerisinde” kalmışsınız, İnsanlar artık Ay’a bile dönüp-bakmayıp Mars’a gitmeye hazırlanırken, 1969’da yapılanı 2015’de “ancak” yapabilmeye başlamışsınız, bari adını “düzgün” koyun, be hey “Bilim Adamı” adlı Allah’ın “Nal Toplayıcıları”…
E şimdi bunun Akademi’si “bu”ysa, bunun Avam’ı -az önce “ya sabır” çektiğim- “Murat Hocam, Yıldız Kayması’nı görmekle ilgili Dinimiz ne diyor” diye sormuş, “çok” mu?!!! 🙂
Yani; “Kur’an’ın TEK TANRISI” varken, “Mitoloji’nin EN BÜYÜK TANRISI”ndan “bize ne” ki?!
Hem “Rahman” aynı zamanda “Allah” demek, yani “cuk” oturuyor önerim / bulduğum isim! Çünkü hem Dünya-Uzay dahil Kâinat”ı “Kuran Kudret”in adı, hem de “Uzay Turizmi / Kolonisi” konusunun geçtiği “Kur’an Kudreti”nin yani “Kur’an Suresi”nin adı!… İşte buna Bizim Köy’de “bir taşla iki kuş vurmak” deniyor!
.
.


“Uzay Aracı’na ‘Rahman 33’ adını vermeyi ‘çok iyi’ düşünmüşsün Sayın Yatağanbaba, zaten sen hep ‘çok iyi’ düşünürsün ama bu adı verirsek CHP’liler ‘Şeriat geliyor’ diye ortalığı velveleye verir şekerim” diyecek olursanız, o zaman “Barış Manço’nun yaptığını” yapın!!!
Barış Manço “neden bir ‘Türk’ün de adı olmasın” diyerek, “Barış Manço ile 7’den 77’ye” Programı’nda veya ondan önce Ay’daki Kraterler’den birine GERÇEK KAHRAMAN / Yazar “Halide Edip Adıvar” adının verilmesini sağlamıştı -yanlış hatırlamıyorsam- NASA’yla görüşerek!
Onun için; “Tarih’in ve Millet”in, hatta “Din’in ve Bilim”in önünde “teklifim” budur:
İlk Uzay Aracımız’ın adı ya “Rahman 33” ya da “Halide Edip Adıvar” veya ne bileyim “Nene Hatun” olsun, illa “Gerçek” değil “Mitolojik” Kahraman olacaksa da “atıl Kurt” diyen “Tarkan” olsun… “THOR” nedir la?!

***

“THOR TESBİHİ” çeken TÜBİTAK’ı, bu “Müşrik Tavrı”ndan vazgeçip “RAHMAN 33 TESBİHİ” etmeye çağırıyorum! Hem bak Budist Artığı o takır-tukur çektiğiniz Tespih’te de “33 Boncuk” var, Rahman Suresi’nin üstünde durduğumuz Ayeti’nde de “33 Numara” var!!! Yani mesele eğer “33”se; boşuna “bokunuzda Boncuk” aramayın, çünkü “asıl Numara” bu tarafta!
“Yüzlerce Yıllık Tarihi Tecrübe”yle bu “kanıtlı” da aynı zamanda! Yazım’ı “kıyaslayarak özetleyecek” olursak, insanlığın “DANA-LAHANA NİNNİSİ BEYİNLİ BEBEK”le, “UÇAK-UZAY NİNNİSİ BEYİNLİ BEBEK”leri ve “büyüyünce yaptıkları” şunlardı:
Bostan’dan Dana’yı kovup Lahana’yı yedirmeyeceğim!
Yıldızlar’a çıkıp “Uzay Turizm”i düzenleyeceğim!
Yıldız’ı kayarken gördüm, “Dinimiz ne diyor” Hocam?
Uzay’da neden “bir Türk’ün de adı” da olmasın?
46 yıl sonra İlk Uzay Aracımız’ın Adı; Şirk-Mitoloji Tanrısı “THOR”dur!
Uzay Aracı’nın Adı; Tevhit Tanrısı “Rahman 33” olmalı!
“Çöl Fıkhı”ndan ayrılmak, “Din dışına çıkmak”tır!
Kur’an “Çöl Kitabı” değildir, “Uzay Fıkhı”na geçmeliyiz!
“Dandini dandini dastana, Danalar girimiş Bostan’a” Ninnimiz yetmedi, “dandini dandini dastana, Thor’un adı verilmiş Uzay Aracı’na” Türkümüz de çıktı!
E “çıkar” tabi!!! Sen bu Millet’in Nesilleri’nin Beyni’ni “Lahana Bekçiliği”yle sulandırırsan, Beyni “Uzay Bekçiliği”yle beslenmiş Nesiller’in karşısında hayata “yenik” başlatırsın! Çünkü “Çocuk Oyuncağı” değil bu, adı üstünde “Bebek Bilinçaltı”… Yani “etkileyip-yönlendirecektir” BÜTÜN HAYATIN’I…
Bu Yahudi Ninnisi sözde “Bebek Ninnisi”dir ama aslında “Bilinçaltı Yatırımı”dır!!! Ben Yahudi’nin bu “Bilinçaltı Yatırımı”na imreniyorum, “şapka” çıkartıyorum! Çünkü bu Yatırım’ın “geri dönüşü”, Para’dan da, Borsa’dan da çok daha kazançlı! “Çok akıllı” bir Yatırım bu Yahudi Yatırımı!… Bütün Dünya’yı “yatırıp-yere sermesi” boşuna mı?
Çocukluğum’da Dana, Delikanlılığım’da da Thor!!! Ne fark ediyor, ha Thor, ha Dana, ha Danazor, ha Dinozor!… “Sadece Tarla”da kalmayıp ÇAĞ’I YAKALAYIP “Uzay’ı da gündemine almadıkça”, yani bu kafayla “zor” bu Millet’in ve Ümmet’in işi, hem de “çok” zor!
.
MAKALE KÜNYESİ:

KULLANILAN FOTOGRAF ve RESİMLER: Saadet Demir Yalçın, Ntv, Alasayvan, Sinema Türk, sideshowtoy, Bayanlar Bilir, Tabanca Tüfek, Koray Öksüztepe, KBT Bilim Sitesi, Aeronautics Age, Fly Türk, Youtube Site ve / veya Arşivleri ve de “Kaynağı Belirsiz” Google Arşivi. AFİŞ ve ARA BAŞLIK AFİŞLERİ TASARIM ve UYGULAMA: Yatağanbaba Grafik-Tasarım / Murat Yatağanbaba
NOT-1: Okumuş olduğunuz bu Makalem; yaklaşık 15 yıldır üstünde çalışmakta olduğum ve “Kur’an ‘sadece İlk İndiği Zamanki Bilgi-Birikim’le mi, yoksa ‘sadece Yaşadığımız bu Çağ’daki Bilgi-Birikim’le mi okunup-anlaşılmalı” Tartışması olan “Tarihselci-Evrenselci Tepişmesi” konusundaki Kitabım’dan alıntıdır!
Yani bu Makalem’i; “eller gitti Ay’a, biz ise kaldık yaya” tekerlemesinin çok güzel özetlediği “geri kalmışlığımızın sebebi ve çaresi”ni anlatmak için; “KUR’AN, KISIR DEĞİL DOĞURGAN!” adlı Kitabım’da yer alacak Bazı Makalelerim’i “Alt Başlık”larda özetleyip “Tek Makale”de birleştirerek oluşturdum… Kitabım’ın “tamamının da yayınlandığını görmek umuduyla” diyeyim…
Bu Yazılarım’da verdiğim bilgileri “faydalı” buluyorsanız, bunların ete-kemiğe bürünüp “Kitaplaşması” için “Yayınlanmış Mevcut Kitaplarım”ı Sipariş verip-okuyabilir veya Yeni Çalışmalarım’ın basılabilmesi için “doğrudan” destek olabilirsiniz. Teşekkürler…
.
NOT-2: “Barış Manço-Uzay” konusunda “eksik-yanlış” hatırlıyor olabilirim. Çünkü üstünden 30 yıla yakın zaman geçti… Bir ihtimal Yer ve / veya İsim’i “karıştırmış” olabilirim. “Ay” değil, “Mars” falan da olabilir, veya “Halide Edip” değil “Nene Hatun”da… Ya da “yazdırdı” değil de “yazdırmak için girişimde bulundu” da olabilir “doğrusu”… Fakat “Olay” TAMAMEN YAZDIĞIM GİBİDİR!
Yer ve İsmi “karıştırmışsam” ve elinde o yıllardan “Kanıtı” olan varsa, düzeltirim, orası işin “kolay” tarafı… Önemli olansa; HİÇ KONUŞULMAYAN Barış Manço’nun “bu olayını” da, bu Makalem’le TARİH’E KAYDETMİŞ ve bu “UFUK AÇICI GİRİŞİMİ”ni Yeni Nesiller’e anlatıp-öğretmiş olmamdır!
———–
YATAĞANBABA KİTAPLARI KAMPANYASI (İLK 10 KİTAP)
——-> ETİKET FİYATI: 163 TL <——–
KAMPANYALI FİYATI: 75 TL – 160 TL
1- TÜRKİYE İÇİ: 75 TL (Kargo Dahil | Adrese Teslim – Kapıda Ödeme)
2- TÜRKİYE DIŞI: 105-160 TL (Posta Dahil | PayPal ile Ödeme – Adrese Teslim)
– Avrupa-Asya-KKTC-Kuzey Afrika Kıtası: 105 TL / 30 Euro
– Amerika Kıtası: 135 TL
– Avustralya Kıtası: 160 TL
Türkiye İçi Sipariş İçin: Murat Yatağanbaba Tel: 0537 411 59 83
Türkiye Dışı Sipariş İçin: Ahmet Yatağanbaba PayPal Hesabı: ahmety@gmx.de
“YENİ ÇALIŞMALARIM”ı Yayınlamama “Destek Olmak İsteyenler” İçin Hesap Numaram:

YAPI KREDİ BANKASI | MURAT YATAĞANBABA:
– IBAN: TR940006701000000092452501
– TC NO: 28639493048
.
.

YATAĞANBABA MAKALESİ
– 06 Kasım 2016 –

