Allah’ın Halifesi ve Padişah Dölleri


KİTAP SİPARİŞİ İÇİN:
“8’li Kitap Setim”i “Sahibinden.Com” Sitesi’nden ADRESE TESLİM KOLAYLIĞIYLA Sipariş Verebilirsiniz: Tıklayın

DOĞRUDAN DESTEK İÇİN:
İsterseniz “yayınlamaya çalıştığım yeni kitaplarımın basımı”na ve de “internet programlarımın/videolarımın çekim-kurgu-montaj ve ekipman eksiği”ne, kısacası ÇALIŞMALARIMA “doğrudan destek” de olabilirsiniz. Banka IBAN Numaram için tıklayın.

Araştırmalarım’dan – 275 | Din-Halifelik

ALLAH’IN HALİFESİ ve PADİŞAH BEBELERİ!
(Kutsallar Kutsalı ve Kütükler Kütüğü!…)

(Düz yazı aşağıda… “Görselli ve büyük boy/dergi formatı tadında” okumak içinse; diz veya masa üstü bilgisayardan küpüre tıkladıktan sonra yukarıdaki + işaretine bir-kaç defa basıp “tam ekran” büyüterek okuyabilirsiniz…)

Bir “halife ve halifelik” açıklaması, sonrasında ise tartışması olmuş… Ahmet Hakan bunu köşesine taşımış, taşımakla da yetinmemiş, “zır cehalet” deyip “işin doğrusunu” (!) da öğretmiş 🙂 :

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, bir konuşmasında şöyle demiş: “Yeryüzünde halife olmanın sorumluluğunu taşıyoruz.” İslam kültürüne azıcık bile vakıf olan herkes bilir ki, Emine Erdoğan bu cümlesiyle, Kuran-ı Kerim’de de vurgusu yapılan “insan, yeryüzünde Allah’ın halifesidir” anlayışına gönderme yapmakta. Peki Emine Erdoğan’ın bu vurgusu nasıl yorumlandı? Sadece bir örnek verelim: Anavatan Partisi’nde genel başkanlık yapmış Nesrin Nas, sosyal medyada Emine Erdoğan’ın bu cümlesinin altına şu yorumu yaptı: “Halifelik de ilan edilmiş. Haberimiz yok.”

Al sana cehalet! Hatta al sana cehaletin farkında bile olmamak! Nesrin Nas, bu cahil cesaretini, İslami bir konuda değil de başka bir konuda sergileseydi, çevresindekilerinin alay konusu olmaktan kurtulamazdı. Fakat gelin görün ki bizdeki aydın çevrelerinde İslam kültürüyle ilgili sergilenen cehalet, bırakın alay konusu edilmeyi, iftihar vesilesi kabul edilir. Hiç kuşkunuz olmasın, Nesrin Nas da bu iftihardan payına düşeni alacaktır. (“Hürriyet” Gazetesi / 22.03.2019)

Köşe yazısında “bir zamanlar Rabbin meleklere: ‘Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım’ demişti” KISMI konu edilmiş, oysa ki o ayet öyle değil şöyle:

Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım.” demişti. de onlar şöyle konuşmuşlardı: “Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi atayacaksın? Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz…” (Bakara Suresi / 30. Ayeti)

.

ADEMOĞLU / HAVVAKIZI; SANILDIĞI
GİBİ “İLK İNSAN NESLİ” DEĞİL Kİ!…

Bu ayeti Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk şöyle tefsir etmiş:

Halifelik veya hilafet; “birine halef olmak veya vekâlet etmek” anlamlarındadır. Kur’an bu kelimeyi iki yerde tekil (halife), yedi yerde de çoğul (hulefa, halaîf) olarak kullanmaktadır… …Bu demektir ki, insanın bir selefi yani önceki bir insan nesli vardı. Bu kullanımların tümünde halifelik “insanın kozmik ve evrensel bir emanet taşıyıcı olduğunu” ifade eder. Bakara 30. ayet halifelik kavramının özünü vermektedir. İnsan, yeryüzünde halife olarak yaratılmış, yani “kendisinden önceki bir neslin ardından” sahneye çıkarılmıştır. (“Kur’an’daki İslâm” kitabı / Sayfa 276)

Yani Ahmet Hakan’ın sandığı gibi o ayette “insan yeryüzünde Allah’ın halifesidir” denmiyor, dolayısıyla da insan yeryüzünde “Allah’ın halifesi” DEĞİLDİR, “kendisinden önceki selefi olan insan neslinin” halifesidir. Yani selef-halef olayı “Allah-İnsan” arasında değil, “İnsan-İnsan” arasındadır. Onun için melekler “orada bozgunculuk etmekte ve kan dökmekte olan birini mi atayacaksın” diyorlar, yani meleklerin “Adem’in nesli” olan İnsanoğlu’ndan önce “başka birinin nesli” olan İnsanoğlu’nu görmüşler, “İnsan tecrübeleri” var ve onun için “böyle böyle yapan fitne-fesatçı bir varlığı mı atayacaksın, onun yerine bizi ata, çünkü biz Melekoğlu İnsanoğlu gibi fitne-fesat çıkarıp kan dökmeyiz” demiş oluyorlar!

.

MÜSLÜMANLAR’IN ve TÜRKLER’İN “DÜZ BEYİNLİLİĞİ”,
EMEVİ ve OSMANLI’YI “ALLAH’IN HALİFELERİ” YAPTI!

Hadi diyelim Eski ANAP Genel Başkanları’ndan Nas’ın Kur’an naslarından haberi yok ve bilmiyor yani “cahil”, peki “dini-kitabı bildiğini” iddia eden Erdoğan ve Hakan’ın ne farkları var ondan? Suç burada Erdoğan ve Hakan’da da değil aslında, Türk Halkı ne hikmetse okuduğunu ve dinlediğini “düz” okuyup-dinliyor! Yani Türkiye’de yaşayan insanların belki de % 90’ı düz beyinli… Orada bir “hani Allah yeryüzüne bir halife atayacağım demişti” ayetini okuyunca HEMEN “demek ki insan Allah’ın halifesi” diye anlıyor, oysa böyle “düz okuma” yerine “1 AYET SONRASIYLA BİRLİKTE” okusa, meleklerin o itirazından “daha önce de bir insan nesli olduğunu ve Adem ve onun soyundan gelen insanların o kendisinden önceki selefinin halifesi olduğunu” anlayacak!

Hadi kendisinde bunları anlayabilecek kavrayış yok, Yaşar Nuri Hoca’yı okusa gene anlayacak! Ama ne gerek var, nasıl olsa beyefendi kooosskoooca Hürriyet’te köşeyi kaptı, eski mahallesinden de biraz “din-kitap bilgisi” vardı, öyleyse bir-iki kitap karıştırmadan “kes gitsin” ahkâmı…

Akademisinden avamına, siyasetçisinden köşe yazarına kadar bu “ahkâm kesici ve düz beyinli” YIĞINLARLA yürüyor bu ülke… Onun için de “sürekli” duvara tosluyor! “Sonra” ne oluyor? Herif diyor ki “la ben Allah’ın yeryüzündeki halifesiyim, yat diyeceğim yatacaksınız, kalk diyeceğim kalkacaksınız, siz ‘davar sürüsüsünüz ben sizin ‘çobanınızım, bir düdük yat, bir düdük kalk, bir düdük mele…”

Yani İnsanın yeryüzünde “Allah’ın halifesi olduğu” iddiası; SİYASİ SALTANAT için uydurulmuş bir “Allah ile aldatma” şeytanlığıdır. Muaviye Melunu’ndan beri halifeler, kendilerini -peygamberleri de sollayıp- DOĞRUDAN “Allah’ın Halifesi” ilan etmiştir. Yaşar Nuri Hocamız’dan öğreniyoruz ki, Osmanlı Padişahları da buna “dahil”dir:

Örneğin Osmanlı Halife-Padişahları kendilerini “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” olarak adlandırmaktan çekinmemiştir. 1876 ANAYASASI’nda Osmanlı Halife-Padişlahı’na verilen sıfatların birçoğu Kur’an’da Allah’a verilen sıfatların aynısıdır: “Mukaddes Padişah, KUTSALLAR KUTSALIDIR, sorgulanamaz, sorumlu tutulamaz.” (“Kur’an Penceresinden Kurtuluş Savaşı’na Bir Bakış” Kitabı / 4. Baskı / Sayfa: 267-269)

.

Kazık ama Basit / Cevabı Belli Soru:
PADİŞAHLIK PEYGAMBERLİKTEN “ÜSTÜN” MÜ?!

Padişah dölüne bak hele… “Kutsallar kutsalıymış”mış!!! NİYE? Anası yatakta padişahla değil de marangozla güreşseydi “kutsallar kutsalı” değil de -kütük yontuyor diye- “kütükler kütüğü” mü olacaktı doğan velet, veya “kalaslar kalası” mı?!…

Sonra “Atatürk” geldi ve “Halife-Padişahlığı” dürüp “Tarih’in ÇÖPLÜĞÜ”ne attı… Oysa ki istese “kendisi” de Halife olabilirdi. Kendisini “kutsallar kutsalı”, yönettiği halkı da “güdülecek sürü” gören bu zihniyeti kaldırıp-atmasıyla -ayrıntıları “Saçmalıkname” kitabımdaki “En Büyük Kumarbaz: Osmanlı İmparatorluğu” ile “Cumhuriyetimiz’in Soyadı Ne” ve de “Güllerin Efendisi Hazreti Muhammed Sürgünde” kitabımda yer alan “Kur’an’ın Önerdiği Sistem: Laiklik / Peygamberliğin Bitişi Laikliğin Başlangıcıdır” makalelerimden de okuyabileceğiniz gibi- “sadece padişah dölleri / sülâlesi / veletleri değil, bütün vatandaşlar kutsaldır” mesajını vermiş oldu.

Allah’ın peygamberinin “ben kuru ekmek yiyen bir kadının çocuğuyum, ben de sizin gibi bir insanım” dediği ve kendini yaşadığı toplumdaki diğer insanlardan üstün görmediği yerde, Osmanlı Anayasası’ndaki “kutsallar kutsalı padişahlık” ne?!!!

İBRAHİM-İSA-MUSA-MUHAMMED / Allah’ın peygamberleri bile “Allah’ın Halifeliği” iddiasında bulunmuyor, bu böyleyken EMEVİ-ABBASİ-FATIMİ-OSMANLI / sülaleler-hanedanların / sultan-padişah bebelerinin -geberik sivrisinek gibi vızıldayıp- kafa ütülemesi hiç çekilmiyor!

.

HAYALLERİ;
“OSMAN-lı Saltanatı” Gibi,
“ERDOĞAN-lı Saltanatı”dır!!!

Bu arada; kocasına yılışık ve yalakalarının “ümmetin ve dünyanın lideri” dediği bir ortamda, karısının “halifeliği” gündeme getirmesiyle “neyi kast ettiği” kabak gibi ortada, Ahmet Hakan’ın da yazdığı gibi “Allah’ın Halifesi”dir kast edilen, dolayısıyla da “asıl” hedef; tıpkı Emevi-Abbasi-Fatımi-Osmanlı gibi Erdoğanlı Saltanatı kurup 7 Göbek Sülalesi’nin Saltanat sürmesidir!

Hazine’yi “damat”a, danışmanlığı “kızı”na, vakfı “oğlu”na vermesi, halife vurgusunu da “karısı”na yaptırması bundan. Fakat bu millet “padişah dölleri”ni bile çekmemiş, o veya bu sülalenin saltanat sevdasını da bu saatten sonra çekmez! NİYE ÇEKSİN Kİ?!!! “Aksini” iddia ediyorlarsa, soru basit ve belli: Hazineyi, danışmanlığı, vakfı emanet edecek bunun “kendi sülelesi yerine” 81 milyon içinde “başka 3 kişi” yok mu?!!!

Posted Mart 22, 2023 by yataganbaba