AKP’NİN BAŞKANLIK “TASLAĞI”, EMEVİ SALTANATI’NIN “BİREBİR” KOPYASI!

İlk önce şu “çok anlamlı ve yerinde” soruyu okuyalım:

Aşağılık Dinciler, Meclis’te aldığınız Kararlar’la insanları Dinimiz’den soğutmak mı istiyorsunuz? Siz Emevi İslamı’nın “sonradan getirdiği Hadisler”le Kur’an’a “karşı mı” çıkıyorsunuz? Sizler “Kur’an Düşmanı” mısınız?  Sizler “İslâm Karşıtı Misyonerler” misiniz?  “Nesiniz” siz?! (Facebook Notu / 18.11.2016)

Bu soruyu soran “hariçten gazel” okumuyor, çünkü halen “Aktif Siyaset”in içinde… Mustafa Sarıgül’le Türkiye Değişim Hareket’nde ve Yaşar Nuri Öztürk’le Halkın Yükselişi Partisi’nde “birlikte” mücadele verdi… “Öncesi” de var tabi, şu anda da HYP’nin Genel Başkanı Önder Günay… Bu yazdığı Not, sanıyorum son günlerdeki “Tecavüzcüler’e Af” diye bilinen olayı da içeriyor ama ben bu Yazım’da o konu üstünde durmayacağım.

Şunu “açıkça” belirteyim ki, Türkiye’deki son günlerdeki “Gündem”le ilgili “en doğru tesbiti” Önder Ağabeyimiz yaptı: EMEVİ İSLÂMI! Çünkü Türkiye “adım adım” Emevi Dönemi İslâmı’na doğru götürülüyor.

Bir “Siyasetçi” bunu “bu kadar” ifade eder, yani konuyu “genel ifadeler”le anlatır. Ben “Yazar” Kimliğim’le Önder Ağabeyimiz’in bu Facebook Notu’nu “biraz daha” açmak istiyorum.

“Açmıştım” da zaten, aşağıdaki bölümü Önder Ağabeyimiz’in Facebook Notu’ndan önce yazmıştım.

.

.

Bunu ilk defa  SAADET PARTİSİ gündeme getirmiş ve düşünülen Başkanlık Sistemi’ndeki “Meclis’in Başkan’ı azledemeyeceği, ancak Başkan’ın Meclis’i fesih yetkisi olacağı” şeklindeki maddesini “yanlış bulduğunu” belirtmişti.
MHP’yi “AKP’nin Koltuk Değneği” haline getiren Bahçeli de AKP’nin getirdiği Başkanlık Taslağı’ndaki bu madde için “Başkan Meclis’i fesih ettiğinde kendisi de istifa etmiş sayılsın” demiş ve -nasıl olduysa- o da bu Madde’ye “itiraz” etmiş!

Bu “Taslak” bile Reisleri’nin “aslında ne” istediğini ele veriyor!  Bu “istek” bir EMEVİ ZİHNİYETİ’dir. Çünkü Emevi Saltanatı’nda da Sultan “azledilemez”… Hatta isterse “zulüm ve ahlaksızlık” yapsın!

Trilyon Dolar “borca” batmış Türkiye’de, “manyak para dökerek” kurduğu Saray da Emevi Zorbası’nın kurdurduğu Saray’a benzetilmiş ve “Muaviye Sarayı” denmişti!

“Minareyi çalan kılıfını da hazırlar” misali, “Sarayı yaptıran da azledilmemeyi hazırlıyor” tabi ki…

Muaviye “kim” diyen merak eden -bu konuların dışında olanlar- varsa, uzun uzun anlatmaya gerek yok! Ebu Zer’nin “katili” bir EBEDİ MELUN! Şimdikilerin “Milletvekili Dokunulmazlığı”na sığındığı gibi, “Sahabe Dokunulmazlığı”na sığınan, Allah’ı kullanan, Siyaset Tarihi’nin “En Namussuz” Siyasetçisi olan bir “Zalim”… Hz.Ali’ye Mescit’te 80 yıl “lanet” okutturan “Peygamber Emaneti Düşmanı” bir Hain!.. Halâ jetonu düşmeyen varsa “Yezit’in Babası” diye de ilave edeyim.

İşte Taslak’a “Meclis Başkanı azledemez şekerim” diye yazdıran Dünya Lideri Başkan Adayı’nın “beslendiği o Pis Damar”, bu “Muaviye Damarı”dır… Siyaset Tarihi’ne “Halife veya Sultan Ahlaksız ve Zalim dahi olsa görevden alınamaz” Namussuzluğu’nu sokandır!

Sorulması gereken soru şudur:

Kendisine “Müslümanım” diyen ve buna “Dünya Lideri”, “Uzun Adam”, “Reis” diye toz kondurmayanlar! Cevap verin: Hz.Muhammed de Devlet’i yönetti, “Zalimlik yapsam da ben Yöneteceğim” dedi mi? DİYEBİLİR MİYDİ?

Hayır! Çünkü Kur’an; Peygamber’e şunu emretti:

Şu bir gerçek ki; Allah; adaleti, iyi ve güzel davranmayı, akrabaya vermeyi emreder. Tüm pisliklerden/edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık-doymazlık ve kıskançlıktan yasaklar. Düşünüp ibret alırsınız ümidiyle size öğüt veriyor.

Peki bu Ayet Kur’an’da dururken “Devlet’i yöneten Zalim ve Ahlaksız da olsa azledilemez” şeklindeki Namussuzluk / Zalimlik-Ahlaksızlık “Hangi Din”in İlkesidir?! Elbette “Uydurulan Din”in!

Hatta bu konuda şöyle Ayet bile var:

Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer çarpışmaktan vazgeçerlerse artık zulme sapanlardan başkasına düşmanlık edilmez.

Kur’an’daki İslâm “Zulme sapanlardan / Zalimler’den başkasına düşmanlık edilmez” diyor, Uyudrulan İslâm ise “Zalim de olsa Yönetici görevinden alınamaz” diyor!

.

.

Geçen hafta Tarım Toplantısı’nda açıkça “ben Çobanım” diyen Muaviye’nin reenkarne / yeniden bedenlenmiş hali olan “Modern Muaviye”, Başkanlık Taslağı’na “Başkan Kararname de çıkarabilir şekerim” maddesini de koydutturmuş! Bunun bir anlamı da “OHAL’in süresizliği”dir…

“Kafasına göre Karar” çıkattırabilir, “Meclis’i feshedebilir” ama “kendisi hiçbir şekilde azledilemez”…  Şerefim hakkına Tarih’teki hiçbir Diktatör, bunun eline su dökemez! Çünkü bu Diktatörlük’ün de “bokunu çıkarmak”tır!

Bu boku “çıkarıyor”, Koltuk Değneği de “yiyor”, yani “iyi bok yiyor”…

Parti “Genel Başkanı” mı, Muaviye “Maşası” mı, karıştırır oldum!

Hadi jetonun bu “azledilemez” maddesiyle düşmedi, “ben Çobanım” demesiyle de mi düşmedi!
.


“ATATÜRK’ÜN CİHADI / DAVAR SÜRÜSÜ’NDEN İNSAN OLMAYA GEÇİŞ: CUMHURİYET”
Kitabım’da da belirttiğim gibi, bu Millet 600 sene “Padişah Dölleri / bir Sülale” tarafından yönetildi, hatta Osmanlı’da Hukuk’taki “Resmi Adı” RAİYYE / SÜRÜ’ydü, Atatürk sayesinde Koyun-Davar Sürüsü olmaktan kurtulup “İnsan” oldu, şimdi ise “ben sizin Çobanınız”ım diyenin “YENİDEN” Raiyyesi / Davarı olma yolunda!

Onun için; “getir Başkanlık Taslağı’nı bir bakalım şekerim” diyen “Süzme Salak”tır! Çünkü Derviş’in “Fikri” neyse “Zikri” de odur!… “Nesine” bakacaksın, o Taslak’tan NE ÇIKACAKTI ki Allah’ın Süzme Salağı (pardon) Koltuk Değneği?!!! Kendi “Çobanlığı”nı ilan etmişti, şimdi de Millet’in “Sürülüğü”nü Başkanlık Taslağı’yla “resmileştirmeye” çalışacak!

Sen “buncağızı” bile bilip-göremeyecek kadar “bakar-kör”sen yani “basiretsiz”sen, Bozkurtlar’ın “içinde ve başında” işin ne?!… DEFOL GİT Çobanı’nın AHIRI’na ve Davarlığın’a doyma!

.
> KARAR VERİN: “MÜSLÜMAN” MISINIZ, “MÜSLÜMÜŞRİK” Mİ?!

Madem ki “Ana ve Yavru Muhalefet”i bozamadı, o halde bu “Çoban-Davar” İlişkisi’ni bozacak olan, “ben Müslümanım” diyenlerdir! Çünkü bu, Allah’ın onlara “EMRİ”dir. Bakara Suresi 104.Ayeti’nde “Raina demeyin” diyor! Yani “bizi Çoban’ın Davarlar’ı güttüğü gibi güt” DEMEYİN! (Ayrıntıları; Kitabım’daki “Lâ Tekulü Raina” adlı Makalem’den okuyabilirsiniz…)

Başka “ne” olabilirdi ki Ayet’in Emri?! “Müslüman” demek “SADECE ALLAH’A TESLİM OLAN” demek… Bu böyleyken bir İnsan’ı “Çoban” kabul edip-güdümüne giren bir Hayvan’a dönüşmek demek, “sadece Allah”a değil, “hem Allah’a hem Çoban’a teslim olmak” demektir! O zaman da “Müslüman” değil, ya “Müslümüşrik” olursun ya da “Müslühayvan”… Yani “yok öyle” hem birisini “Çoban” kabul edip “Davar gibi” peşinden gitmek, hem de “ben Müslümanım” demek!

Muaviye’nin “Rezillikleri”nden oluşan “Uydurulmuş Sahte Din”in mensupları olan “Muaviye Maşaları” DİN diye “Davar-Çoban İlişkisi”ni yaşar, Allah’ın Rahmeti olan “İndirilmiş Gerçek Din”in mensupları olan “Muhammed’in Mirasçıları” ise bunu reddeder!

.
> KUR’AN’A “AÇIKÇA İSYAN”DIR!

  1. TEK BAŞINA “Karar” verebilir,
  2. “Yetki”yi kaldırabilir,
  3. “Yetki”si ise kaldırılamaz!

Az önce anlattım; “Uydurulan Din”in Kurucusu Muaviye ve Maşası Dünya Lideri “Sultan ZALİM ve Ahlaksız da olsa Meclis dahil kimse azledemez” diyor, Kur’an ise “Zalim’den başkasına düşmanlık edilmez, TEK DÜŞMAN ZALİM ve ZALİMLİKTİR” diyordu! Dolayısıyla da “Başkanlık Taslağı” dedikleri bu Muaviyelik Taslağı, sadece “Davarlaşmayın / kimseyi kendinize Çoban yapmayın” diyen BAKARA 104’e değil, aynı zamanda “Adaletli olun-Zalim olmayın / Zalimlik Düşmanlık”tır diyen BAKARA 193 ve NAHL 90’a da açılmış bir “savaş”tır, Önder Günay’ın ifadesiyle AÇIKÇA “ALLAH ve KUR’AN DÜŞMANLIĞI”DIR!

Bunlar şimdi kanlı-bıçaklı oldukları Fethullah Gülen ve Cemaati’nin “neresini yalayacakları”nı şaşırmış ve Yağcılık-Yalakalık Destanı yazmış oldukları Dönem’de, Denizli’den 1.Sıra Milletvekili Adayı gösterilmiş ve yayınladığım Yazılı Basın Açıklamam’da Fethullah Gülen ve Cemaati’ne “Peygamber sizin suratınıza tükürecek” demiştim!

Ayrıntıları’nı “GÜLLERİN EFENDİSİ HZ.MUHAMMED SÜRGÜN’DE” Kitabım’dan okuyabileceğiniz bu “tükürüşüm”ün üstünden 10 yıl bile geçmeden BÜTÜN MİLLET anladı bunların “Müslüman” adı altında “suratlarına tükürülecek” Haçlı Uşağı Takiyeci Yavşaklar olduğunu!

Şu -cevabı “basit” ama çok “kazık”- sorumu sorarak bitiriyorum:

Türkiye’yi ABD ve Vatikan’a peşkeş çeken “HAÇLI UŞAKLARI”nın suratına tüküren Peygamber, Ailesi’ni ve Torunları’nı katledeni örnek alan “MUAVİYE MAŞALARI”nın suratına “tükürmeyecek” mi?!!!

“UŞAK” sözümü dinlemedi-bildiğini okudu, hatta Zaman Gazetesi’nde bana “Ergenekoncu Terörist” diye iftira da attı ama 10 yıl geçmeden “belâsını” buldu, “MAŞA” da dinlemez ve bu yoldan dönmezse, sanmasın ki “Mevlâsı”nı bulacak!

.
.
.
YATAĞANBABA KİTAPLARI KAMPANYASI

——-> ETİKET FİYATI: 163 TL <——–
KAMPANYALI FİYATI: 75 TL – 160 TL

1- TÜRKİYE İÇİ: 75 TL (Kargo Dahil   |  Adrese Teslim – Kapıda Ödeme)

2- TÜRKİYE DIŞI: 105-160 TL (Posta Dahil | PayPal ile Ödeme – Adrese Teslim)
– Avrupa-Asya-KKTC-Kuzey Afrika Kıtası: 105 TL / 30 Euro
– Amerika Kıtası: 135 TL
– Avustralya Kıtası: 160 TL

Türkiye İçi Sipariş İçin: Murat Yatağanbaba Tel: 0537 411 59 83
Türkiye Dışı Sipariş İçin: Ahmet Yatağanbaba PayPal Hesabı: ahmety@gmx.de

“YENİ ÇALIŞMALARIM”ı Yayınlamama “Destek Olmak İsteyenler” İçin Hesap Numaram:

YAPI KREDİ BANKASI  |   MURAT YATAĞANBABA:
IBAN: TR940006701000000092452501
TC NO: 28639493048

.

– 23.11.2016 –

Posted Kasım 23, 2016 by yataganbaba