“2023” Seçimleri ve “Taşak Taşımak” Toplumu!

KİTAP SİPARİŞLERİNİZ İÇİN (Tıklayın):
https://www.sahibinden.com/arama?viewType=Gallery&userId=aCBsP749TZvSw7pG9Kbw8rQ

Yeni Kitaplarımın Basımı ve Video Çekim-Montajı’ndaki Eksik Ekipmanımızın Alımına
ÇALIŞMALARIMA DESTEKLERİNİZ İÇİN (Tıklayın):
https://atomic-temporary-65283257.wpcomstaging.com/iletisim/

“2 0 2 3” SEÇİMLERİ ve

“TAŞAK TAŞIMAK” TOPLUMU – 1

Tutturdu “anket de anket” diye… Sanki -Can Ataklı’nın ifadesiyle- o anketlerde atıyorum 20 veya 30 kişi soruluyor! 2 yıldır bu anketçi tayfasına “kasıtlı” olarak 2 kişi sordurtuluyor ve muhalif seçmen zaten “Erdoğan’ın rakibine” oy vereceğinden Yavaş ve İmamoğlu açık farkla kazanıyor. Sonra da pişkin pişkin “anketlerde bu ikisi çıkıyor, demek ki halk bu ikisini istiyor” deniyor. Bu seçmeni “eşek” yerine koymak değilse “yönlendirmek/şartlandırmak/beyin yıkamak”tır.

Artı, ankette çıkan sonuç “bağlayıcı” veya “kesin” mi oluyor? Anketlere baksak -Sosyyal Bilimci Dr. Onur Alp’in dediği gibi- bu İyi Parti % 16 çıkıyordu, % 9 almadı mı seçimde. Binali Yıldırım kimsenin tanımadığı Ekrem İmamoğlu’na % 12 fark atıyordu ama kaybetti. Yani bu böyleyken seçime 2 ay kala “illa anket isterim şekerim” demek ve bunu “vatan-millet-Sakarya”ya çevirmek neyin nesidir?! “Zamanlama” bir acayip, “ısrar” bir tuhaf, hele hele başka partili 2 başkana ‘”millet sizi göreve çağırıyor” demek!!!

Bizim köyde büyük dayım, çok uzun yıllar “belediye başkanlığı” yapmıştı… Bu kadar uzun yıl yapınca, kendisini desteklemeye gelenler de, bırakıp rakip partilere gidenler de oluyordu elbette… Bu “gidenler”den ve “bıyıkları”yla ünlü biri tepkisini “20 yıl Ali reisin taşaklarını taşıdım” sözüyle özetleyip-gitmişti… Seçim kazandıkça “ya ya ya, şa şa şa, Ali başkan çok yaşa” diye “omuzlara” almıyorlar mı, işte onu kast ediyor! Bunu söyleyerek gitmesinin sebebi ise, “bunca yıl sırtımda taşıdım bana bir faydası/kıyağı olmadı, gari ben sırtımda/omuzumda ‘rakibinin taşaklarını’ taşıyacağım ki bana bir faydası/kıyağı olsun şekerim” mesajıydı!!!

Bu fotograf ve söz; sanmayın ki “sadece bizim köyde” olup-bitmiş bir olaydı. Hayır! Bu bütün Ortadoğu’da ASIRLARDIR yaşanan bir durumdur. Ortadoğu insanı “taşak taşımadan” duramaz! Onun içindir ki TARİH BOYUNCA Ortadoğu’da “sadece krallar/firavunlar/padişahlar/tek adamlar” yükselir, halkları ise çöktükçe çöker. Yani sadece “liderler” yükselir, geniş “halk kitleleri” ise bunları sırtında taşıya taşıya beli iki büklüm olur, yere kapaklanır, yerlerde sürünür, yerin dibine girer!

.

ATATÜRK’ÜN “YÜKSELİŞ” DEVRİMİ!

Tarih boyunca hem kendi halkının, hem de bütün mazlum halkların sırtındaki “bu kamburu” kaldıran “tek lider” olmuştur. O da “Mustafa Kemâl Atatürk”tür.

Kendisiyle cephede çarpışmış bir Anadolu kadını, şehirlerine geldiğinde ayaklarına kapanmış ve “ülkeyi düşman işgalinden kurtardın” diye sevincini dile getirmiştir. Atatürk kadının ayaklarına kapanmasını engellemeye çalışırken yanındakiler kulağına “bu Kurtuluş Savaşı’nda sizinle birlikte çarpışan bir kadındır” diye bilgi verirler.

Atatürk kadını omuzlarından tutup kaldırır ve bütün Ortadoğu’nun “köle-cariye” olarak alıp-sattığı, bizim Allahsız-Kitapsızlar’ın da “bu aklı kıt kadın kısmısının karnından sıpayı, sırtından da sopayı eksik etmeyeceksin” dedikleri bütün kadınları temsilen “ey kahraman Türk kadını, sen yerlerde sürünmeye değil OMUZLARDA YÜKSELMEYE layıksın” demiş ve AYAĞA kaldırmıştır!…

“Köle-cariye” seviyesi ve “sıpa-sopa” kıskacından kadınları “böyle kurtarıp-yükselttiği” için de, Atatürk ile o kadının (“Adiye Çavuş” diye okunur) o yerde “heykelleri” ibreti-alem için dikilmiştir ve bütün dünya tarihinin “kadın hakları devrimi”nin halen en sembolük abidesidir.

.

ÖZTÜRK’ÜN “YÜKSELİŞ” PARTİSİ!

Atatürk’ten sonra tarihte bunu “tek bir kişi” daha yapmıştır. O da Yaşar Nuri Öztürk’tür. Kurduğu partinin adını “Halkın Yükselişi” koymuştur! “Neden” bu adı verdi/”mesajı neydi” hiç düşündünüz mü?!!! Sebebi “işlediğimiz” konuydu. Yani “ey millet, bugüne kadar ‘hep siyasiler’ yükselip-zenginleşti, onları sırtında taşıdın/sana kendilerini taşıttılar, sense hep çöküp-fakirleştin, ARTIK YETER, bundan böyle siyasiler değil ‘sen’ yükseleceksin” mesajıydı… “Halkın Yükselişi”nin anlamı buydu. Hatta yazdığı HYP Türküsü’nün bir yerinde şöyle dedi:

AYAĞA KALK arkadaş, artık (yerlerde sürünmesin)

ARŞA DEYSİN başları tunç-yüzlü çocukların!…

Yaşar Nuri hoca “bunun için” aktif siyasete girmişti ama halkın/seçmenin cevabı “eski köye yeni adet, bu da nerden çıktı, biz kimiz ki yükseleceğiz, biz omuzlarımızda ‘taşak taşımadan’ duramayız” oldu!…  Yani “hayır, biz halk olarak yükselmeyeceğiz, sadece başımızdakileri yükselteceğiz, biz ‘taşak taşıyıcılar’ız!…” Netice?… 20 yıldır “Tayyip’i sırtında taşıyan”  bu toplum, onu yükselttikçe yükseltti, kendi battıkça battı, süründükçe süründü… Yoksulluk ve açlık sınırında ağzı kokarken “dünya bizi kıskanıyor” diye avutuldu.

Ülkesini (“site-devleti”ni) yöneten “siyasetçi” Hz. Muhammed’in “bir ülkenin yöneticileri o ülkedeki ‘en fakirler gibi’ yaşamalıdır” sünneti ortadayken, bu 8 uçak, 1200 odalı saray, 4000 koruma, debdebe içinde yaşıyor. Türkiye’de 18 milyon hane/ev/aile varken, mahkemelerde 25 milyon “icra dosyası” olması; “taşak taşımak toplumları”nın “ibretlik sonu/göstergesi”dir ve de elbette “ilkel ve Ortaçağ taşak taşımak toplumu”na müstehaktır!

Onun için bu “kula kulluk” putperestliğinden “vazgeçecek”siniz!.. “Tayyip Tanrısı”ndan kurtulalım derken başımıza “Ekrem Rabbi”, “Mansur Mabedi” çıkarmayacaksınız… Boşuna siyasilerin “bokunda boncuk” aramayacaksınız!

Hem 2 yıldır “kişi değil ilkeler önemli şekerim” diye edebiyat yapın, hem de seçim boyunca “Reis’ten başka sadece işte bu 2 belediye başkanının bokunda boncuk var” diye dayatın!!!  Y O K!… 

Seçmen artık kimsenin bokunda boncuk aramamalıdır. AKP Mitingi’ndeki kocakarının canlı yayında ‘kömürümü veriyor, öyleyse Tayyip’in götünün kılı olurum’ demesi gibi; ne kimsenin göt kılı olmalı, ne de taşak taşıyıcısı…. Yerine artık Halkımız‘ın “KENDİSİ” yükselmeli.

SONRAKİ (2.) BÖLÜM:

Kur’an’ın “Yükseliş” Ayeti

Posted Haziran 14, 2023 by yataganbaba