18 Mart Çanakkale Zaferi DEĞİLDİR

.
.
DESTEKLERİNİZ İÇİN IBAN NUMARAM, TIKLAYIN: İLETİŞİM
.
KİTAP SETİMİ SİPARİŞ İÇİN TIKLAYIN: KİTAPLARIM
.
.
.
.
.
.

Atatürk’e ve Atatürkçüler’e Kurulan “Alçak” bir Tuzak!
18 MART “ÇANAKKALE ZAFERİ” PALAVRASI!

(Düz yazı aşağıda “devamını gör”den sonra… “Görselli ve büyük boy” okumak içinse; diz veya masa üstü bilgisayardan küpüre tıkladıktan sonra yukarıdaki + işaretine bir-kaç defa basıp “tam ekran” büyüterek okuyabilirsiniz…)

Türkiye’de uzun zamandır bir “curcuna” yaşanıyor. O da Atatürk’ün “Çanakkale Zaferi”nde olup-olmadığı. “Yoktu” diyenler “o kazanmadı” demek istiyorlar, “vardı” diyenler de “o kazandı”… İşin kötüsü ve garibi ise “yoktu / o kazanmadı” diyen Dinci Uyuzlar “haklı” çıkıyor! Çünkü “haklılar”… Dinci Uyuzlar’ı “haklı” çıkaransa, “Atatürkçü” geçinen “Kemalist Uyuzlar”… Öyle bir uyuz ki, “sürekli” olarak bu Dinci Uyuz’un tuzağına düşüyor! Ulan sanki “Atatürkçü” olunca veya “öyle olduğunu söyleyince” iş bitiyor! Cahilsen “Atatürkçüyüm” desen de cahilsin. “Neden” böyle diyorum?

Çünkü Facebook’ta –benim bu yazımdan sonra biraz azalmakla birlikte- Atatürkçü geçinenler 18 Mart’ta onun fotograflarını paylaşıp “18 Mart ÇANAKKALE ZAFERİ” diye yazıyorlar! Oysa “YOK” böyle bir şey. “Atatürkçü” geçinen ve Dinciler’in tuzağına sürekli düşen bayanlar – beyler. 18 Mart “Çanakkale Zaferi” falan değildir.

Çanakkale Zaferi 18 Mart’ta kazanılmamıştır. Bu bir “yanıltma”dır. “18 Mart”ta kazanılan SADECE “Deniz Zaferi”dir. Ama düşman hemen “kara”ya çıkarak “10 AY DA” karadan saldırmıştır. “Çanakkale Zaferi” asıl “KARA”da kazanılmıştır. “Kara Zaferleri’nin TAMAMI”nı da “Atatürk” kazanmıştır. 25 Nisan 1915 “Arıburnu Zaferi” ve 9-10 Ağustos “Anafartalar ve Conkbayırı Zaferi”nde yani… Her 2 zaferi de kazanan “Sadece Atatürk”tür, bu savaşlarda “resmi” olarak “TÜMEN KOMUTANI” olarak atanmış, sonradan da “ALBAY” rütbesiyle bu savaşlara komutanlık etmiştir. Zaten de “Atatürk” MARKASI da bu savaşlarda oluşmuş ve “madalya”ya boğulmuştur. Onun için Çanakkale Zaferleri “asıl bunlar”dır! Ama “bilinçli olarak” Çanakkale; “sadece 18 Mart 1915 DENİZ Zaferi”ne indirgenmiştir. Oysa ki Çanakkale’de “ZAFER” taaaa 10 ay sonra kazanılmıştır, çünkü düşmanlar kaçınca 9 Ocak 1916’da savaş bitmiştir!

.

🔻

ATATÜRK “DENİZ KUVVETLERİ”NDE DEĞİL,
“KARA KUVVETLERİ”NDE KOMUTANIDIR!!!

Onun için şu “18 Mart Çanakkale Zaferi” geyiği terkedilmeli, özellikle “Atatürkçü” geçinenler bu “tuzağa” düşmemeli, bilinçlenmeli ve de “18 Mart Çanakkale Zaferi” değil, “18 Mart Çanakkale DENİZ Zaferi” diye yazmalıdırlar. DENİZ kelimesini yazmadıkça, “Atatürk Düşmanı” Dinciler’in “alay konusu” olmaya ve onların tezini “haklı çıkarmaya” devam ederler!

Öyle ya, madem ki 18 Mart “Çanakkale Zaferi”dir, o zaman Çanakkale Zaferi’ni Atatürk kazanmamıştır, çünkü 18 Mart’ta “komutan” bile değildir! Olması da mümkün değildir, çünkü Atatürk “Havacı” veya “Denizci” değil “Karacı”dır. “Deniz Kuvvetleri”nde yer almadığına göre NASIL OLACAK da “Deniz Zaferi”nde komutan olacak?!!! Dinci şerefsizlikteki “şeytani zekâ”yı görüyor musunuz! Atatürk “Kara Kuvvetleri’nde Komutan” ya, gitmiş “Çanakkale Savaşı’nı Atatürk’le kazanmadık” diyebilmek için “sadece bir Deniz Zaferi” olan 18 Mart’ı “Çanakkale Zaferi” ilan etmiş!

.

🔻

“ALLAHSIZ-KİTAPSIZ” DİNCİLER, ATATÜRK’E
KURDUKLARI TUZAKTA “ŞEHİTLERİMİZİ” de KULLANDILAR!

Savaşın “asıl kazanıldığı” ve Atatürk’ün komutan olduğu nisan ve ağustos aylarındaki Anafartalar, Arıburnu ve Conkbayırı’nı gündemden düşürmek için de, bir de bu 18 Mart’ı “Şehitleri Anma Günü” de ilan edivermiş!!! Dinci alçağa bak hele!… “Şehitleri anıyoruz” ayağıyla yılda 365 gün varken ve verilen o kadar savaş varken, bula bula Atatürk’ün komutan olmadığı “denizde kazanılan savaşın günü”nü bulmuş!!!

Sonra da “bu alçakça ve sinsice adiliğini” Bülent Ecevit’e bir güzel imzalatmış!!! Ecevit “bu işleri” ne bilecek, “aa ne güzel, şehitlerimizi belli bir günde anmayı resmileştireceğiz” diye imzalamıştır. -Allah rahmet eylesin ama- “neden 18 Mart” günü seçilmiş, “o gün ne olmuş” diye işin arka planını görüp şeytani sinsiliği fark edecek bir bilgisi-basireti; -çoğu Atatürkçü’de olmadığı gibi- onda da yoktu zaten!!! “Danışmanları” ise zaten “malın” tekiydi…

SONUÇ: “Çanakkale Zaferimiz” ve “Şehitleri Anma Günümüz” diye 18 Mart’ta yer-gök inliyor, asıl inlemesi gereken Nisan ve Ağustoslar’da ise geçiştiriliyor, yer-gökte bir şey olmuyor, sönük geçiyor! Oysa ki Atatürk Nisan ve Ağustos’taki Arıburnu, Anafartalar ve Conkbayırı Savaşları’nı “kara”da kazanmasaydı, bu Allahsız-Kitapsız Dinci Uyuz 18 Mart’taki bu “deniz”deki zaferinin “sadece turşusunu” kurardı, çünkü düşman denizden geçemeyip karadan geçtiği için ortada “Çanakkale” diye bir “zafer” olmazdı!!!

Ayrıntıları üstünde çalışmakta olduğum “KASITLI KAYBEDİLEN KELİMELER” Kitabım’dan okuyacağınız konunun “özeti” bu: Sadece “Çanakkale DENİZ Zaferi” olan 18 Mart’a “Çanakkale Zaferi” demelerinin sebebi; Dinci Uyuzlar’ın Atatürk’ü “yok” saymak ve “ÇANAKKALE’Yİ MUSTAFA KEMÂL’SİZ KAZANDIK” demek için söyledikleri “alçakça yalan”ı pazarlamak içindir!… Aziz Şehitlerimiz’i “rahmet”le anarken, cümleyi de düzeltiyorum: “18 Mart Çanakkale Zaferimiz” değil, “18 Mart Çanakkale DENİZ Zaferimiz” kutlu olsun! Atatürkçüler de sazan gibi “her şeye” atlamasın, OKUSUN-DÜŞÜNSÜN, bilgili-kültürlü-basiretli olsun ki Dinci Uyuzlar tarafından “Atatürk ile” aldatılmasın!

Posted Mart 18, 2025 by yataganbaba