Eski Kültür Bakanı Namık Kemâl Zeybek, düzenli olarak konuk olduğu “Gündem Ankara” programında AKP’yi ve “AKP’nin Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kullanması”nı eleştirdi, “tarihte olanları” da kanıt gösterip-uyardı!

Eğer iktidarlar işlerini “fetvalara göre” yapıyorlarsa, yandı gülüm keten helva, “bitmiştir” artık iş! … “En tehlikelisi” budur. Eğer bir ülkede siyasetçiler / siyaseti yönlendirenler “ulema istiyor / ulemaya sormak lâzım” diyorlarsa, ulema diye de eğer “din adamları”nı kast ediyorlarsa , ülke “çok büyük tehlikeyle karşı karşıya” demektir. Eğer bir ülkede iktidar yaptığı işler için “dini fetvalar almak gereği” duyuyorsa, felaket “çok büyümüş” demektir.
.
“Felaket” ne demektir! Çok açık söylüyorum, “tarihi” bilinler bunu bilir. Hangi ülkede din / din adamları o ülkeyi yönetmeye başlamışsa, o ülke çöker, çöker, çöker !!!
.

Evet, “bir büyük tehlike” de odur, siz dini kullanmak isterseniz, çok kısa bir süre sonra din sizi kullanmaya başlar! ROMA’ya bakın ya, Roma’nın çöküşü “böyle”dir! “Koskoca” Roma 4. Yüzyılda / 324’te Konstantin “resmi devlet dini” olarak Pavlus Hristiyanlığı’nı ilan ettikten sonra Roma çöktü! Ne zaman Konstantin Hristiyanlığı “devlet dini” yaptıysa, bir süre sonra önce “ikiye bölündüler” sonra “dağılıp-gittiler”… Ve 1000 yıl Avrupa halkları kilisenin taakkümünde karanlık içinde yaşadı, 1000 yıl, 1000 yıl, ta ki “aydınlanma” gelinceye kadar .
.

OSMANLI da “böyle” çöktü! Sultan Selim’in El Esher’den getirdiği Eşari Nakilci Sünniler’e devlet teslim edildi, o da öyle çöktü.
.

TİMURLU da böyle çöktü, şimdi ayrıntısına girmeyeyim.
.

BABÜRLÜ de böyle çöktü, “kuraldır” bu. Eğer “dine dayalı” bir siyaset ve yönetim gerçekleştirmişseniz, din bozulur. Nasıl bozulur, işte “keyfe göre fetva verir” din bozulur… Ama hemen ardından da bu bozulmuş dinin taakümüne giren devlet de çöker-gider. “Büyük tehlike”dir bu!
.
ERDOĞAN MISIR’A LAİKLİĞİ ÖNERİYOR, TÜRKİYE’DE İSE DİYANET’İ HER ALANA SOKUYOR!
.
Dolayısıyla bütün bunları bilen Atatürk’ün bize koyduğu laiklik; “vazgeçilmez” bir değerdir ve “çağa uyum sağlamak için” de başka hiçbir çaremiz yoktur. Herkes niye inanıyorsa inansın ama bizim Diyanet çok tuhaf yani, bizim devletimiz “herkes neye inanıyorsa inansın”ı yani insanlara bir “özgürlük” olarak vermekten çoktan vazgeçti, onu tamamen diyanete teslim etti, sadece o da değil Milli Eğitim Bakanlığı da Diyanet’e teslim ediliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı da Diyanet’e teslim ediliyor ama Diyanet’in anlattığı din zaten bozuk din, “keyfi fetvalar” veren bir kurum. Yani aklımızı başımaza alıp “laikliğe dönmemiz” lazım.
.

Hani sayın Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’a gittiğiniz zaman bir “doğruyu” söylemiştiniz, “laikliği salık vermiştiniz” Mısır’a… Çok doğru… Yani zaman zaman çok doğru sözler söylüyor. Ama etrafında mı var, üstünde mi var, altında mı var, nerede, birileri hemen bir saldırya geçiyor, vazgeçiyor-susuyor. Yav susma, susmayın! Sayın Cumhurbaşkanı susmayın, yani siz artık bir yere gelmişsiniz. Yani tarihe Türkiye’yi yok eden, -Türkiye’yi Adnan Tanrıverdi’nin hayalinde olduğu gibi- ortadan kaldıran ve Türkiye’yi bölgelere-devletciklere bölen, “bunun yolunu açan” bir insan olarak anılmayın. Tam zamanı. BIRAKIN bu işleri. Bırakın dini insanlar “yüreklerinin derinlikleri”nde yaşasınlar, inancı bırakın erdemde ahlâk ile ortaya koysunlar, şu dini karıştırmayın siyasete ve din adamlarını da asla karıştırmayın. (Halk Tv. / 21.01.2020 / 06:29-10:54)
.

Bu uyarıları yapan Zeybek, eğer bundan vazgeçmeyip ısrar ederlerse, “kendilerine oy verenlerin” de, “Atatürk Cumhuriyeti’ne bağlı milyonlar”ın da buna izin vermeyeceğini de şöyle anlattı:
.
Bu hayali kurmayın, bu devlet bu halk “çok sağlam temeller” üzerindedir. Bugün oy verenler bile yarın ‘başka türlü’ bakarlar, farkında değiller… Yani bu devlet size teslim olmaz. Bu halk, bu devletin kurumları, halkımızın bilinci, sizden sonra Anıtkabir’e yürüyen milyonlarca insan … Eskiden milli bayramlar sadece resmi zevat ile kutlanırken, şimdi olağanüstü bir ilgi görmesini sağlayan bu halk, yani “Atatürk Cumhuriyeti” ne bağlı olan insanlar sizin bu hayallerinizi gerçekleştirmenize izin vermeyecekler, aklınızı başınıza alın.

.
DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUM: Okuduğunuz bilgileri / notları yayınlamaya çalıştığım “MÜSLÜMANI MÜSLÜMANDAN KORUMAK: LAİKLİK” kitabımdan aktardım … Kitabımı yayınlayabilmem için destek olmak isterseniz, yukarıdaki “İLETİŞİM” bölümünde yazan IBAN hesabıma desteğinizi gönderebilirsiniz … Veya bu konuları ilk defa yazdığım ve 2 makalemin yer aldığı ” Din Adına Konuşan Hurafe Manyaklarına Cevap: Saçmalıkname “ kitabımı sipariş vererek de destek olabilirsiniz. Bu kitabım hakkındaki bilgileri, aşağıdaki kapağını tıklayarak okuyabilirsiniz. Teşekkürler …





