
Murat bey selâmlar. Nisa 115-116 ve Nisa 153’ü nasıl “bir araya” getireceğiz? Siz “nasıl” yorumluyorsunuz? 115’de “tapınak apaçık deliller geldikten sonra yanlış yola sapanların saptıkları yola cevrilecekleri veya orda bırakılacakları ve sonra da cehenneme gidecekleri” yazmıyor mu? 153’de ise “Buzağı’ya tapan Yahudiler döndürülüp cevrilip orda kalmıyor da affediliyor!” Nasıl olabilir bu? (Derya N. / 15.03.2016) YATAĞANBABA’NIN (07.02.2018) CEVABI: “CIMBIZCILIK”LA, KUR’AN’IN “HER YERİ” ÇELİŞİK! Derya Hanım’ın sorduğu Nisa Suresi’ndeki Ayetler’de şunlar yazıyor: 116: ALLAH ŞİRKİ AFFETMEZ! Erdirici kılavuzluk kendisine ayan-beyan geldikten sonra, resulden kopup müminlerin yolunun dışını izleyeni biz, yöneldiğiyle kaynaştırır, sonra da cehenneme sallarız. Ne kötü bir dönüş yeridir o! Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez ama bunun dışında kalanı/bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah’a şirk koşan, dönüşü olmayan bir sapıklığa dalıp gitmiştir. (115-116.Ayetler) 153: ALLAH ŞİRKİ AFFEDER! Ehlikitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Zaten onlar Mûsa’dan da bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Demişlerdi ki: “Allah’ı bize açıktan göster.” Bunun üzerine zulümlerinden ötürü kendilerini yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık-seçik kanıtların gelişi ardından buzağıya taptılar. Biz onların bu günahını da affettik. Biz Mûsa’ya apaçık bir kanıt/bir hükmetme gücü verdik. (153.Ayet) ALLAH BİLİNENİN AKSİNE “ŞİRKİ” de AFFEDER! Bu konu Nisa Suresi’nin bu Ayetleri’nden başka, Bakara Suresi’nin 51-52.Ayetleri’nde de geçiyor ve orada da İsrailoğulları’nın “Şirk koşmaları”na rağmen AFFEDİLDİKLERİ anlatılıyor. Bu durumda şu soruyu sormak gerekiyor. Halk arasında hep “Allah kendisine Ortak koşulmasını yani Şirk’i affetmez” deniyor! Peki Allah Şirk’i “affeder” mi, “etmez” mi? EDER! Sebebini ise Bakara Suresi 52.Ayeti’nin sonunda “şükredersiniz / inanırsınız diye” açıklamıştır, yani “Şirk’ten vazgeçersiniz!” Fakat Allah’ın “affetmeyeceği” Şirk de vardır. Konuyu / NEYE GÖRE “affedip-affetmediği”ni, -bu Ayetleri açıklarken- Prof.Dr. Bayraktar Bayraklı Hocamız şöyle Tefsir etmiş (özetleyerek aktarıyorum): Nisa Suresi 153 Ayeti ile Nisa Suresi’nin 116 Ayeti ÇATIŞMAMAKTADIR! Şirk “Ahiret”te af edilmeyecektir ama “bu Dünya”da affedilebilir. Her Peygamber Döneminde olduğu gibi, Hazreti Peygamber Dönemi’nde de Toplum “Şirk Batağı” içindeydi. DEMEK Kİ ŞİRK’TEN SONRA TEVHİD İNANCINA DÖNEN İNSANLARA ALLAH AF İLAN ETMEKTEDİR! Mesela Hz.Ömer de Diğer Sahabe gibi önceleri Şirk içindeyken, “Tevhid İnancı’na dönmek”le AF KAPSAMINA GİRMİŞ OLDULAR. Demek ki “Dünya’da Şirk’ten Tevhi’de dönen insan” için af vardır ama Şirki’ni “Ahirete Taşıyan” için Ahiret’te af yoktur! Allah’ın bu Ayetleri’nde “Af”fı zikretmesi, “insanların ŞİRK’Kİ TERK ETMELERİ İÇİN TEŞVİK etmek” gayesi yer almaktadır (“Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur’an Tefsiri” Kitabı / Clit 5 / Sayfa 420) Soruyu soran, bir sonraki Ayeti de okusa ve “birlikte” düşünse, aslında işi çözecek!: KESİN SÖZ VERMELERİ İÇİN Tûr’u üzerlerine kaldırdık ve onlara: “Kapıdan secde ederek girin.” dedik. Onlara şunu da söyledik: “Cumartesi gününde azgınlık yapmayın.” ONLARDAN SAPASAĞLAM BİR SÖZ ALMIŞTIK. (Nisa Suresi / 154.Ayeti) Gördüğünüz gibi İsrailoğulları “tövbe edip Şirk’ten vazgeçmişler” ve Allah “bunun için” onları affetmiş. Nisa 115-116’da “affetmem” demesi, “tövbe etmeyenleri ve öyle ölenleri” kast ediyor. 154’teki olayda ise “Allah’a –hem de SAPASAĞLAM bir- söz vermişler” yani Şirk’ten “henüz ölmeden” vazgeçmişler. Yani Ayetler’in önünü-arkasını okuyup KONUYU DOĞRU-DÜZGÜN ANLAMADAN hemen “vaaaş, Kur’an’da çelişki mi var şekerim” diye ZIPLAMANIN alemi yok!!! Bu tipik “cımbızlama” okumadır. Ayteleri böyle bölük-pörçük / cımbızlama okuyarak Kur’an’dan hiçbir nasibiniz OLMAZ! Hatta bu “Cımbızcılık”la, Kur’an’ın “her yeri” çelişik olur! Bir Yazı’yı “nasıl okuyacağını” bile bilmeyen Türk İnsanı için olsa gerek, Prof.Dr. Hasan Elik Hocamız, söz konusu Nisa Suresi’ndeki –Okuyucu’nun okuyup-sorduğu 153.Ayeti ile okumadığı 154.Ayetleri “tek tek” değil, BİRLİKTE / arka arkaya / iç içe Tercüme etmiş. Konumuzla ilgili Bölüm şöyle: Mûsâ Tûr Dağı’na çıkınca derhal Buzağı’ya tapınmaya başlamışlardı. Bunun ardından da biz onları bağışlamış ve adeta Tûr Dağı’nın başlarına yıkılacağını sandıkları o dehşet verici sarsıntı esnasında kendilerinden Tevhid’e ve Peygamberler’e bağlı kalacaklarına dair söz almıştık. (“Tevhit Mesajı – Özlü Kur’an Tefsiri” Kitabı / Sayfa: 247)

